İNALTI YAŞAM EVLERİ/AYANCIK-SİNOP

18/19 Haziran 2021 İnaltı Yaşam evleri Kamplı etkinliğimiz

29 Ekim 2020 de AYANDOST/Safranbolu Dağcılık Mehmet KIMIR ve ekibiyle Ayancık Akgöl faaliyeti yapmıştık. O tarihten beri PANDEMİ dolayısıyla yürüyüşlere ara verdik. Tekrar Ayancık İnaltı gündeme gelince hep birlikte WhatsApp dan haberleştik. 18 Haziran iş çıkışı gitmeye karar verdik. Bir gece kamplı kalacaktık. Recep BAKAR ve iki arkadaşı (Kübra ve Pınar hanım) özel araçla gittiler. Özgür & Rükiye CEBECİ ve iki çocuğu özel araçla, Ersin & Semra İNCEKARA özel araçla gittiler. Bizler ise Kaptanımız Selamettin BAL’ın aracıyla gittik. Giderken KARADAŞ ÇİFTLİĞİNE uğradık. Kirazlar ye beni diyordu ama bizim vaktimiz yoktu.  Naci GÜNAYDIN ve Eşi, Hatice ÜNİVER, Esra PEKTAŞ, Ayşenur TÜRKMEN ve Elif TÜRKMEN, Ebru ÖKSÜZ, Tuba AKAR, Şule ÇINAR, Eda UYANIK, Cavidan AYGÜN, Döndü SARAY ve bendeniz Kevser YALÇIN KARADAŞ. Tüm katılımcılar 19 kişi olduk.

 Hava kararmadan yaşam evlerine ulaştık. İşletme sahibi Necmettin SARISOY bizler için köy ekmeği, mantar ve kestane böreği yapmış. Hep birlikte çayın yanında pasta kısır kurabiye ile yedik. Kamp ateşi yakıldı ve sohbetler edildi. Bize çay dayanmadı, Semaver çayları hemen biti bitiverdi ama peşinden hemen demledik. Gece uykusu gelen yattı, 4 küçük ev 1 tanede büyük ev vardı.

Ben Bafra’dan gelen Eda ile çadırda kalacaktım , rahatsız olduğum için bende Ayşenur ve Ebrunun kaldığı evde kaldım. Bay bayan gelenlerde diğer üç evi paylaştı. Diğer bayan arkadaşların 6 tısı büyük evde kaldı. Eda, Pınar, Kübra ve Recep çadır kurdular ve çadırda kaldılar. Dediğim gibi çay közde kahve derken gece 03_00 yaptık. Ayşenur ile Ebru en son ezan okunurken geldiler. Sabah erken kalktık. Hava güzel ve güneş bize gülüyor. Bol oksijen ve doğa ile baş başa olmanın mutluluğunu yaşadık.

Self Servis kahvaltı başladı herkes yiyeceği kadar aldı ve kahvaltımızı güle oynaya yaptık. Kahvaltıdan sonra en geç 10_00 yola çıkmak için toplanmamız lazım. Sırada 15 km yürüyüşümüz vardı. Recep BAKAR rotamızı ayarladı. Öncümüz Recep ti ve artçımız Naci bey oldu.  Yanlış hatırlamıyorsam 11 yada 13 kişiydik yürüyüşe gidecekler.

Unutmadan sabah kahvaltıya Milli Parklardan arkadaşımız Semra KÜÇÜKALPELLİ ve arkadaşı da geldi.  Yürüyüşe baştan onlarda katıldılar. İlk etap gerçekten zordu ve tırmanış çoktu. KARLIK tepesine hep tırmanış vardı. Vücut alışmadan hemen tırmanışa geçmek beni yordu, bir ara geri dönsem mi acaba dedim içimden, kimseler duymadan.:)

Recep bir ara ben senden korktum dedi, eee gençlik kalmadı elde yaş 60 olunca zorlanmak kaçınılmazdı tabiki…Azmin elinden kurtulan olmazmış bu da bir gerçek. Az gittik dere tepe düz gittik ve Karlık tepesine çıktık nihayet. Bundan sonrası kolay ve tırmanış pek yok artık.  Yangın Kulesine çıkmadan baş aşağıya küçük ve büyük SARAY GÖLÜNE doğru inişe geçtik. Yürüyüşlerde mini mini molalar verdik. Uzun mola versek vücut ısınmış, tekrar soğuyacak, tekrar enerji yakılacak. O yüzden mini molalarla Saray gölüne indik. Orada uzun moladan sonra tekrar inişe geçtik. Zaten biz işletme sahibine 16_00 olmadan geliriz demiştik. İnaltı köyüne doğru inişe geçtik. Baş aşağıya iniş bir nebzede olsa kolaydı. Ve insan sesleri duyulmaya başlandı. Derken evlerin çatısı derken köye inmişiz ve tekrar yukarıya tırmanışa geçtik. Sıcağında hatırı sayılıyordu, güneş bizi hiç bırakmadı hep takip etti. VE mutlu son Yaşam Evlerinin girişindeki anlı şanlı bayrağımızı görünce oley dedik. Ve yemekler bizi bekliyordu, ekmek arası saç kavurma ve doğal ayran. 3 bardak içtim ayran yanlış hatırlamıyorsam. Yürüdük vücut ter attığı için ayran bize iyi geldi. Aç karnımızı tok eyledik. Necmettin SARISOY’un parasını topladık. Gelmeden önce yaşam evlerin parasını hesabına havale etmiştik. Kahvaltı 30 TL+ Öğlen yemeği 30TL idi. Küçük evin geceliği 200 TL Büyük evin geceliği 400 Tl idi. Kaptanımız için 800 TL topladık. Özgür bey İşletme sahibinin kızı için Bahşiş bırakalım diye düşündü ve ben ve Özgür bey bıraktık. Yemekler yendi sıra geldi araçlara geçip dönüş başladı. Özel araçlarla gelenle döndü, hatta Ersin ve Semra hanım kahvaltıyı yapınca döndüler, bizler minibüsle dönüşe geçtik. Eda ve başka arkadaşlarda AKGÖL ü görmemişlerdi.

Onlar için rotamız Akgöl oldu hep birlikte. Fotoğraflar çektirdik, yolu biraz uzattık. Rotamız bu sefer AYANCIK sahilde soluklanıp çay içmekti. AYANDOST lu dostlarımız Öznur ve Müzeyyen hanım geldiler. Çayımızı içtik sohbetimizi yaptık.  Vedalaşıp ayrıldık, güzel şeyler çabuk biter misali Ayancık hikayesi güzel bitti. Aracımızla ver elini Sinop dedik. Güzel bir etkinliğin sonuna geldik. Tüm katılımcıların ayaklarına ve yüreklerine sağlık. Emeği geçenlerin emeklerine sağlık. Kazasız belasız bir etkinliğin sona ermenin mutluluğunu yaşadık.  Herkese tek tek teşekkürü bir borç bilirim. Başka başka etkinliklerde görüşmek üzere Sağlıkla ve Dostça kalınız.

Kevser YALÇIN KARADAŞ

CORAL BEACH MORTAZAH(Şharm El Seikh) 02/04/2021-10/04/2021

CORAL BEACH HOTEL- SHARM EL SEİKH- MISIR  (02/04/2021-  10/04/2021)

02 Nisan 2021’de(Cuma) saat 15:00 yola çıkılacak inşallah. Perşembe günü PCR testleri verdik. Özel olduğu için 250 TL kişi başı testler. Bugün son hazırlıklar yapılacak ve PCR testini Ferda hastaneden alacaktı.. Ben sabah evden çıktım dışarıda Ayşenur ve Elifle kahvaltı yaptık. Oradan fizyoterapiste ve koşturmaca kuaföre. Eve geldiğimde saat üçe geliyordu valizin son kontrolünü yapacaktım zaman yoktu. Nurten arkadaşımızın oğlu Necmi götürecekti bizi. Nurten, ben, Ferda oğlu Kayra ve teyzesi Nezahat abla çıktık yola. 5 kişi ve 5 valiz bindik selametle gideriz inşallah. Samsuna girmeden yolda Taflan’da pide molası verdik. Karnımızı doyurduk ve yola devam. Çarşamba havalimanında soluğu aldık. Valizlerle içeriye girdik. Erken geldik biraz havalimanında bekledik. Kontör açılınca sıraya girdik. İşlemleri yaptırdık. PCR testlerimizi de isteyip baktılar. Sonra bize iade ettiler. Bağlantılı olduğu için valizlerle artık uğraşmayacağız. Samsundan verip Mısır’da alacağız valizlerimizi. Bindik uçağa ve rötar falan olmadan saatinde hava alanındı.  İstanbul’da indik. İç hatlardan dış hatlara geçtik. Polis noktasından geçiş yaptık sırayla. Pasaportlarımıza güle güle damgasını bastılar.:)Free Shopp u dolaştık. Saatimiz yaklaşınca kapıyı öğrenince oraya yakın oturduk.  Susadım otururken orada sordum minik su 10 TL olunca almadım. Uçakta susuzluğum gitmedi tabi. 10 TL’ye almadığım suyu, uçakta 20 TL ye aldım…

            Canım sağ olsun diyerek içtim suyumu yudum yudum.:))) Derken zaman geçti uçak inişe geçti ve SHARM EL SEİKH havalimanına indik.  Oradan polis noktasına sıraya girdik. Uçakta sağlık formu verdiler ön tarafa küçük formdan verdiler bize yetmedi galiba. Bizde aymadık tatbikî.  O kadar kuyrukta bekle ve küçük formu 5 kişi doldurmadığı için geri çıktık. Kâğıtları aldık doldurduk tekrar kuyruk bu seferde uçak numarasını yazmamışız. Acemi gibi ikinci kuyruktan çıktık. Üçüncü kez VİP geçişi olan polis halimize acıdı da bizi VİP den geçirmek için çağırdı. Paylaştığım formu doldurduk nihayet. Pasaport ver. Fotoğraf çekin. Uçakta doldurduğumuz kağıt ve en son burada doldurduğumuz matbu kağıdı verdik. Polisler Hoş geldin damgasını bastılar.

Oh be nihayet geçebildik. Rehin falan kalmadan. Gerçi onlar Türklere ayrı bir nazik davranıyorlar. Bizde onlarımı sevdik ne anlamadım. Bu Benim, Ferda ve Kayra’nın üçüncü gidişi. Neyse bagaj alımı tarafına geçtik ve valizler bizi bekler bulduk. O kadar sıradan çıkarsak, valizlerin dön dolaş başı dönmüş.:)))Valizleri aldık. Dışarıya çıktık. Otele gitmek için 20 $ ra anlaştık. Bindik araca ver elini Coral Beach Hotel hayırlısıyla.  Şöför Türk olduğumuzu öğrenince şaşırdı ve otelimizin önünde bıraktı bizi. Resepsiyonda Tamer isminde genç vardı. Sempatik ve güler yüzlüydü. 10$ vererek odalarımıza geçtik. Odalarımızda boşmuş Allah’tan. Boş olmasa saat 10:00 a kadar resepsiyonda beklemek zorundaydık. Resepsiyona da yakındı ve hemen yerleştik. 1116 Ferda’ ların 1118 de bizim oda numaramızdı. Sabah karşı hemen yattık ve deliksiz uyuduk. Ben 2 saat uyusam bana yetiyor. Zaten uyuyarak zaman öldürmeyi de sevmem.

03/04/2121(Cumartesi)

 Ben erken uyandım ama saat 07 olmasını bekledim. Saat 07’ yi geçerken bitişik komşuları uyandırdım. Hepimiz hazırlandık. Ben giderken KOTRA almıştım otel müdürüne verelim diye. Hepimiz hazırlandık ve Tamer’e söyledik. Müdür ve Müdür yardımcı geldi. Yarı İngilizce yarı tarzanca anlaşmaya çalıştık. 3 yıl öncede HURGADA’da Coral Beach Hotelde kaldığımızı söyledik.

 Hediyemizi müdür bey açtı. Memnun oldu. Bize burada evinizdeymiş gibi hissedin dedi. Herhangi bir şey olduğunda yardımcı oluruz dedi. Birbirimize teşekkür edip ayrıldık. Kahvaltıya geçtik. Deneme yanılma yoluyla restorandı bulduk. Restoran bağımsız bahçede ayrı bir binadaydı. Beşimiz masa bulup oturduk ve kahvaltılıklarımızı aldık. Sadece zeytin yoktu. Her şey vardı. Ekmek çeşitleri ona keza. Meyvelerde boldu. Çilek elma armut kavun hurma portakal mandalina ne ararsan vardı. Çay meyve suları ve kahve çeşitleri. Karnımızı doyurduk. Bugün deniz kenarına inmeyeceğiz. Havuz kenarında şezlonglarda ve havuzda olacağız. Güneş güzel ama ayağımı suya soktum soğuk. Soğuk su hiç bana göre değil. Kayra ile ferda girdi. Ben bugün giremem bana çok soğuk geldi. Bende güneşlenmeyi seçtim. Nurten’de girdi havuza. Nezahat abla ile ben milli olamadım. Ferda bardan soğuk içecek almaya gitti. Ben güneşleniyordum, Kevser ziyaretçin var dedi. Bende beni burada kim buldu diye merak ettim. Meğerse otele isteklerimizi mesaj yazıyordum ben. Mesaj yazdığım görevliymiş. Selamlaşma biraz nasılsın iyi misin birkaç cümle konuştuk.

Öğlen yemeğimizi yedik. Yemekler leziz ve yağlı değildi. Soslu salataları enfesti. Humus harikaydı. Her şey vardı. Her zaman dediğim gibi Avrupa’da aç kalma ihtimali var. Yediğinden bir şey anlamıyorsun , doymuyorsun. Ortadoğu’nun yemekleri bize hitap ediyor.  Hem leziz hem de her şey var. Yemeklerinden de servis yapanlarından da memnunduk. Sabahları pankek, waffle, omlet muhakkak oluyor. Beyaz peynir ve zeytin yoktu. Kaşar çeşitleri vardı. Sabahları pankek üzerine sürülen karamel ve meyve marmaletleri süperdi. Beğenmeyen yemesin. Daha önce HURGADA’da bir arkadaşım akşam yine yemeğin yanına ızgaramı demişti. Et, balık ve tavuk ızgarası yapılıyordu. Bende sordum sen hiç Avrupa seyahati yaptın mı dedim, hayır dedi. Bende önce orayı gezseydin de buranın yemeklerinin kıymetini bilirdin dedim. Velhasıl Kelam insanları memnun etmek zor. Benim tatil anlayışım üç öğün yemek deniz havuz ve dinlenme. İş-güç yok. Stres atmaca keyif sürmece.( Daha ne olsun. Bugünler için önce Rabbime sonra çalıştığım için kendime hamd olsun diyorum.   Maaşım olmazsa ne gezebilirdim nede görebilirdim. Öncelikle beni okutan rahmetli babam Hilmi YALÇIN ve annem Fatma YALÇIN’ ada duacıyım. Canım babamındı mekanı cennet olsun. Fatma Sultanıda Rabbim başımızdan eksik etmesin. Bunların hepsi bir olmasa ne gezebilirdim nede güzel yerleri görme imkanım olabilirdi. Can babamın eksikliğini göstermeyen kardeşim Mustafa YALÇIN iyi ki varsın. Tabiki abim Gültekin YALÇIN ve kardeşim Yusuf YALÇIN sizlerde  iyi ki varsınız. Kız kardeşim Müesser sende iyi ki varsın.  Nur kızım Ayşenur ve Can oğlum Deniz Can Rabbim başarılarınızı daim etsin. Tüm kötülüklerden cemi cümlesiyle korusun. Canımın canları Nilsu ve Demirhan, Elif im neşe pıtırcıklarım babaanneniz ve anneanneniz sizleri çok seviyor. Gelinim Mirsiye ve damadım Tufan bizim aileye girip saygıda kusur etmeyen sizlerde sağ olun. İyi ki varsınız.) Bunları yazmayı düşünmüyordum ama dilimden gönlümden kopuverdi, ne alaka diyeceksiniz belki de…

Havuz restoranda yakındı. Tekrar güneşlendik. Otel müdürü restoranda gördüğümüzde selamlaşıyoruz. Beyefendi yardımseverdi. Akşam yemeğinden sonra Baron Otele bitişik alış-veriş yerine gittik.Oraya giderken otel içinde iki tane yağ satan yerler ve eczane vardı oraya uğradık. Vatandaş yağlarını gösterdi. Sivilceler ve leke olan  için aldık. Midem berbat. Ben bügün çok üşüdüğüm için havamda değilim. Rahatsızım. Oraya has olan elbiselerden aldık. Gezdik ve döndük uykuya geçtik.

Otelimizden kahvaltıya giderken.

Kahvaltımız

Nurten ve Nezahat abla

Otelin içindeki English Bar ın önündeki oturma salonu

Arka fonda kızıl deniz.

Birazda havuz keyfi ve Nezahat abla Genana City. Nama bay

Gece yemekten sonra Havuz barın kenarında

Sahile inerken bizler. Alt taraf deniz, yolun üst tarafında havuz ve restoran var.

Baron Otelin önünde Kayra

Nezahat abla odada maşallah yatar yatmaz uyuyor. İlk gece odamızı yadırgadık biraz uyur uyanıktık. Lavaboya gidiyor gece geliyor yattığı an horlamaya başlıyor. İyi uyudun dediğimde yok ben hiç uyumadım diyor. Odada horlayan sanki başkasıydı…J)) Bir gece pek uyuyamadı, bende uyuyamadım. Tıp dese duyuyorum. Ses olsa duyuyorum. Biri çağırsa uykumda bile olsam hemen kalkıyorum. Oda arkadaşımla böyle günler geceler geçti. Nezahat abla bir gün MİGROS da alış veriş yaptığımızda Abdullah kardeşimize bahşiş verdi. Oda bizi bir saat alış-veriş yaparken bekledi. Abdullah kardeşim teşekkürler. Nezahat abla geleceğimizin bir gece öncesi garsonlara birer dolar verdi. Aslında racon gittiğinde verirsin, onlarda ilgilenir. Gerçi hepsi ilgiydiler ve güler yüzlü sempatik halleriyle hizmet ettiler. Emeklerine sağlık…

Restoranın balkonunda…

Size matematik sorusu bilene aşk olsun. Hani biz bildikte birazda komiklik olsun

Ben, Nurten ve Ferda taksiye 20 dolar verdik. Nezahat ablada hastanedeki PCR testi için 6 dolar verdi. En son hesap kitap yapalım dedik. İlk gece otelde giriş yaptığımızda paralar verildi fakat Nurten’in 3 doları kaldı. Vereceklerdi unuttular bu 1. Eşyalarımız odamıza taşıdı bellboy bende Euoru vardı bozuk 1 yada 2 Euro’ydu verdim. Ferda’da vermiş. Ben, Nurten ve Ferda birbirimize vermeyeceğiz. Nezahat abla bizlere 5 er dolar verecek. Nezahat ablaya söylediğimde hayır öyle hesap olmaz, siz üçünüz bana 14 dolar vereceksiniz demez mi? Güler misin ağlar mısın misali…Sen nasıl hesap kitap yapıyorsun dedim. Benim hesabım doğru sizinki yanlış dedi., sadece güldüm ve gülerimde… Ve ikinci falso bir araç parasından Ferda ya hepimiz 5 er dolar verecektik. Kayra odamıza geldi anneme 5 dolar vereceksiniz diye ben Kayra’ya 5 dolar verdim. Nezahat bala bende yok ben sonra veririm dedi. Biz yemeğe giderken cüzdanına baktı aaa varmış dedi. Hemen Kayra’ ya seslendim Kayra gel, Nezahat ablada 5 dolar varmış al dedim. Nezahat abla 5 doları verdi tazesiyle. Ama yemekte demez mi ben size 5 doları vermiştim daha önce Kayra ya, bende hayır vermedin dedim. Oda verdim diye idda etti. Şahit olmasam neysede her olaya şahit olduğum için biliyorum. Oda arkadaşım Nezahat abla o yüzden ne yaptık ne yapmadık biliyorum…Bizim ona 1,5 dolar borcumuz vardı, onuda istemiyorum dedi…J

04/04/2021 Pazar Ben erken uyanıyorum. Oda arkadaşım Nezahat abla uyuyor maşallah. En geç 06:00 da ayaktayım. Aheste aheste hazırlanıp 07 de kahvaltıya gitmeyi planlıyorum. Komşuların kapısını çalıp uyandırıma servisliğini yapıyorum. Kayrada benim gibi hazır asker. Biz gidiyoruz. Arkadaşlarda peşimizden hazırlanınca geliyorlar. Niyetimiz kahvaltıdan sonra deniz kenarına gitmek.

Deniz kenarında şezlong bulmak zor. Hatta havlu görevlisine şezlong yok dedim. Oda bana uyumayın gelin alın şezlong dedi. 2 şezlong ve üç havluda kumlara serdik. Bugün ben yine şemsiyenin altında güneşleniyorum. Beyaz olduğum için yanmamak lazım.  Nurten kızıl denize girdi ve yüzdü. Bana soğuk geldi ben giremedim. Burada bariz şekilde met-cezir olayı görüyoruz. Sabah geldiğimizde deniz çekilmiş oluyor. Öğleden sonra cezir geri geliyor. İskeleden denize giriliyor. İskelenin girişi sabahları zincirli oluyor. Unutmadan yazayım Kayra’nın hakkını yememek lazım. Küçüklüğünden beri tatilleri giderdik. Çok yaramazdı. Bayağı uslanmış. Arada bir cozutuyor ama o, devede kulak kalıyor eskiye göre.

Bugün öğle yemeğini havuz kenarındaki restoranda yemeğe karar verdik. Ben margarette pizza istedim. Hamburger yiyende oldu. Karnımızı doyurduk şükür. Deniz kenarında aktivite tam gaz devam ediyor. Sabah jimnastiği, Dans, Zumba, fitness hiç boş kalmadık. Animasyonlu kızların çoğu Ukraynalı ve yaşları küçük. Öğleden sonra güneşlendik ve denize yakın havuza girdik. Masa tenisi vardı .

 Ben Kayra ile Nurten’i yendim. Akşam üstü odamıza gittik. Duşumuzu aldık. Hazırlandık. Akşam yemeğine geçtik. Yemekler bol boldu. Her öğün balık tavuk et muhakkak vardı. Yemekten sonra havuz başındaki barın yanındaki gösterileri izledik. Saat 21 de başlıyor her akşam gösteriler. Otele geçince resepsiyonun yanındaki English Bar a geçtik. Oturduk, sohbet ettik.

05/04/2021 Pazartesi Ben yine erkenci olduğum için uyanıp saatin dolmasını bekleyip hazırlanıyorum. Ferda ve Nurten i uyandırıyorum. Bugün kahvaltıya Kayra ile erken gidip, önce deniz kenarına inip şezlonglara havlularımızı koyduk. Nihayet beşimizde şezlongda olacağız. Tekrar yukarıya çıkıp kahvaltımızı yaptık. Deniz kenarına indik. Bugün yine kumsaldaki aktivitelere katıldık. Biri bitiyor biri başlıyor. Bugün bende kızıl denize girmeye karar verdim. Ve sonunda milli oldum. Buraya kadar gelip girmezsek kızıl denize olmazdı. Önce soğuk geliyor alışınca sıcak geliyor. Öğle yemeği vakti geldi. Ben ve Kayra denize yakın olan restoranda yemek yemeğe karar verdik. Biz hamburger yedik. Ferda, Nurten ve Nezahat abla yukarıdaki restoranda yediler. Deniz kenarına indik güneşlenmeye. Daha sonra arkadaşlar geldi. Deniz çekildiği için, deniz için yürüyelim dediler. Benim yürümek hiç içimden gelmedi, siz gidin dedim. Onlar yürümeyi bende güneşlenmeyi tercih ettim. Bir saat geçti geçmedi Kayra koşarak geldi, Nurten teyzem denize düştü diye. Peşinden diğerleri geldi. Deniz dümdüz görünüyor ama bazen mercan taşları insanı aldatıyor. Arda bir kara deliklerde var denizin içinde. Nurten düşmüş ve elindeki telefonda kızıl denize düştü. Geçmiş olsun Nurten arkadaşım. ALLAH korusun yüzü mercanlara da gelebilirdi. Verilmiş sadakamız varmış. Mala gelsin de cana gelmesin. Buda bizim mavi boncuğumuz olsun dedik. Odamıza gittik, giderken Nurten’ le restorana uğradık, telefonu pirincin içine koydurduk. Hazırlandık ve yemeğimizi yedik. Yemekten sonra Baron alış-veriş merkezine gideceğiz, elbiseleri değiştirmek için. 2019 da geldiğimizde ayakkabıcının dükkanında raflara gelenler adını yazıp tarih atmışlar. Oraya uğradık, ayakkabıcıya dedik biz buraya gelip yazmıştık diye. Önce inanmadı. Yanına tekrar yazdık ve tarihimizi attık.

Yazdığım 2019 Mart ve 2021 Nisan ayında yazdığım yeri ve dükkan sahibiyle de fotoğraf çektirdim. Anı olarak kalsın diye. Bazı yağ satan dükkanlarda masaj yaptılar. Bizim kaldığımız oteldende insanlar vardı. Bizim Türk olduğumuzu söyleyince inanmadılar. Benim için iş yeri sahibine o Türk değil, sorun anne mi yoksa baba mı yabancı diye. Bende I am orjin Türk, My mother and father orjin Türk dedim ama inanmadılar. Otelde Azebeycan Bakü den gelen Ayten vardı oğlu Cevat ve anne babasıyla tatile gelmişler. Annesi plastik cerrah babada doktordu. Kendiside çocuk doktoru olacakmış. Başka Türkle karşılaşmadık. Anne ve babası  Ukrayna da yaşıyorlar. Ayten Bakü de yaşıyor.

Çarşıda gezerken esnaf Türk olduğumuzu öğrenmiş. Biz geçerken yavaş yavaş, Hasan Şaş diyorlar. Türk görmekten memnunlar.  Otel müdürüne PCR testini nasıl yaptıracağımızı sorduk. Oda Dr. Konuştu Perşembe günü Dr. Gelirse 40 dolar, biz gidersek 33 dolardı dedi. Bizde dr gelsin dedik. İnşallah Hotele gelirde hastanelerde uğraşmayız. Akşam yemeğinde konuşmuştuk. Çarşıyı gezdik. Ferdalar erken döndü, Kayra’nın huyu tuttu yine. Biz süpermarket var mı diye sorduk. Alış-Veriş yaptığımız yerden köşeden sola döndüğümüzde gördük. Küçüktü ama içinde her şey vardı. Ben güneş yağı aldım. Alovera yağı aldım, hediyelik mağnet aldım. Saat geç olmadan Nurten le döndük. Otelle çarşının arası 10 yada 15 dk var. Yorulduk ve odamızda uykuya geçtik.

06/04/2021 Bugün ki planımız kahvaltı havuz ve öğlen yemeğinden sonra Nama bay ve Genana City di. Havuz ilk önce soğuk geliyor, alışınca soğuk gelmiyor. Öğlen duşumuzu aldık ve yemeğe geçtik.

Yemekten sonra resepsiyondaki Tamer’e Genane City gideceğimizi söyledik. Taksi çağırdılar.

Genane cıt de şöför Abdullah bizi bıraktı. Akşam 19:00 da gelip bizi oradan alacaktı. Biz AVM içinden aşağıya doğru inmeye başladık. Merdiven çoktu. Ben 2 yıl önce geldiğimiz için alt tarafdaki dükkanlardan alış-veriş yaptığımızı söyledim. Biraz dolandık durduk. Bizi karşı taraf yönlendirdiler. Yanlış dedim.

Deneme yanılma yoluyla ineceğimiz yeri bulduk. Ama iki yılda değişmiş. Otel yapılmış. Binalar eklenmiş. Önemli olan bulmaktı ve bulduk. Nezahat abla merdiven in ve çık yoruldu. Yapabileceğimiz bir şey yok. Sanki orada yaşıyormuşuz gibi nasıl bilemiyorsunuz dedi Ferdayla bana. Her an her şey değişime uğruyor nasıl bilebiliriz ki. Yinede bulduk sonunda. Çarşılar yeni açılıyordu.  Ali diye bir orijinal yağ satan yere girdik. Bize 10 dolardan altın krem aldık. Cilt için çok iyi olduğunu söyledi. Oradan paprüslere bakmaya gittik. Hepimiz(5) papürüs aldık. 2 yıl içinde buralar değişmiş. Restoranlar yapılmış. Kapalı çarşı gibi çarşıları var. Ayağıma 5 dolara terlik aldım. 15 dolara bileklik aldım. Küpesinide 10 dolara veriyordu ben almadım. Kokucuya girdim. NEFERTİTİ kokusu aldım. Cam koku veren şişesini aldım. 15 dolara ikisini bir yanlış hatırlamıyorsam.

Kayra panik oldu. İkide bir Kevser teyze kaybolmayız demi diyor. Kaybolacağımızı düşünerek ağladı. Okumamız yazmamız var kaybolmayız panik olma dedim ama, çocuk işte taktı bir defa kaybolacağız diye…

Saat 19:00 da taksi geldi. Genane City nin önünde bekliyorduk Kayra taksiyi görünce çok sevindi. Nezahat ablada koku ve cam şişesini aldı. Bugün çarşı Pazar yorulduk. En şanslısı Nezahat abla oldu. Merdivenden inerken kavalye yanında bitti, koluna girerek yardımcı oldu. Yok yok el ele inmişler. Arada bir espiri yapmak lazım. Stres atmaya geldik. Birazda hepimiz gülelim demi yani…J

Elimizdeki çantaları bırakıp, hemen yemeğe geçtik. Yorulmuşuz doğrusu. Nezahat abla bayağı yoruldu yarında böyle gezecek misiniz dedi. Yarınki plan OLD BAZAAR dı. Bende yorulduysan yarın gelmezsin dedim. Şoförümüz Abdullah çok efendiydi gerçekten. 20 dolar verdik. Yemek sonrası animasyon gösterilerini izledik. Yedik-içtik gözden düştük misali uyku zamanı çattı. Ben yatmadım bitişik komşulara balkon sefası yapalım diye geçtim. Biraz oturduk, sohbet ettik bende odama geçtim. Uykuya geçtik. Yarın ola hayrola misali bakalım yarın planda neler var. İyi geceler

07/04/2021 Çarşamba Sabah kalktık ben kahvaltıya geçtim. Peşimden Kayra geldi.

Kahvaltımızı yapınca havuz kenarına geçtik. Güneşlendik, havuza girdik. Top oynadık derken öğlen oldu.

Saat 15:00 de resepsiyondan taksiye binip, OLD BAZAAR a gideceğiz.  Taksici arkadaşın yerine bıraktı. Onlar bizi çarşı turu attırdılar. 2 yıl önce geldiğimiz için az çok biliyoruz. Yinede değişim olmuş.

2 yıl önce MELTON RESORT otele geldiğimizde Kayra hastalanmıştı, oteldeki yağları satan Aladdin çok yardımcı olmuştu. Eczaneye götürüp, ilaç almıştı. Kayra’da Aladdin amcasına teşekkür babında gömlek almış. Onları verdi. Bende küçük bir kotra almıştım. Onu verdim. Aladdin aynı hiç değişmemiş.  Aladdinden Ayşenur’un siparişi Ceylan çayı aldım, deve sütü aldık. Bir büyük birde küçük nefertiti kokusu aldım. Aladdinin orada 95 dolar tuttu aldıklarım. Oda bize sabun hediye verdi.

Çarşıyı gezmeye çıktık. Aladdin bize ben sizi otele bırakırım dedi. Siz işinizi bitirin gelin dedi. Çarşıda Mısır’lı Hiristiyan Josep ile Mishel’in dükkanına girdik. Oradan anahtarlık aldık. 10 tane kardeşlere çocuklara anahtarlık aldım. Nurten seramik bardak ve not defteri aldı. Papürüse doymayacağız galiba, 2 tane aldım yine. Nezahat ablada aldı. WİNE HOME dan siparişleri aldık.  Nezahat abla 22 dolara valiz aldı. Valiz alırken bizim Türk olduğumuz öğrenince biraz ilgilendiler. Hatta satıcı ŞIH diye bir genci gösterdi. Adı Aliymiş. Bende bu kadar genç şıh olur mu dedim. Akşam akşam alış-verişleri yaptık. Türkiye’de yok gibi…J  Gerçi natürel yağlar buraya has ve gerçekten orijinaller. Saat 20:00 geliyordu Aladdin’in dükkanına gittik. Bizi alacak olan Abdullah’a haber verdiler, almaya gelme diye. Arkadaşının arabasıyla düştük yola. Otelin yolunu tuttuk. Aladdin Melton otelin kapatıldığını ama birkaç ay içinde açılacağını söyledi. Otele girdik ve Kayra şurdan dedi ve taksi bizi götürdü. Tamda restoranın önüne kadar gelmişiz. Aladdin’le vedalaştık. Bizde restorana akşam yemeğine geçtik. Animasyonları izledik.  Yemekten sonra alt taraftaki binada bulunan dükkana gittik. Geç oldu saat 23:30 olmuş. Biraz sohbet biraz yürüyüş derken otelin bahçesinden bizim sınırlara girdik. Abdullah’ın parasını resepsiyona 15 doları Tamer’e bıraktık. Unutmadan yazayım ertesi günü sordum, paranı aldın mı diye. Aldım dedi. Ne onun hakkı bize nede bizim hakkımız ona geçsin. Bu dünyanın diğer tarafıda var. Birbirimize iki kuruş üç kuruş geçer, helalleşiriz. Abdullah’ı nerede bulacağız. Gerçi eli yüzü düzgün çocuk. Allah sabibine bağışlasın.  Bize emeği çok geçti. Hastanede rehberimiz oldu. Efendi bir kişiliği vardı. Teşekkürler ABDULLAH…

Bugünde Old Bazaar çarşı Pazar havuz güneş yemek, animasyon derken gece yarısı oldu. Yarın Doktor gelirse testimiz inşallah otelde yapılacak. Bekleyip göreceğiz, hadi hayırlısı demekten başka çaremiz yok.  Yarın tanıştığımız Aytenler gidecekler. Gelirken problem olmuş, giderken olmaz inşallah. Ne demişler nasıl başlarsan öyle gidermiş. Birbirimizle haberleşeceğiz. Ben telefon numaramı ve blog sayfamın linkini verdim. Oradan birbirimizle iletişim halinde olacağız inşallah. Ayten’in oğlu Cevat sevimli, sessiz sakin bir çocuk. Rabbim annesine babasına bağışlasın.

08/04/2021 Perşembe

Her zamanki gibi erken kalktım ben.  Bugün PCR testi yaptıracağız inşallah. Bugün havuz başında olalım dedik.  Kahvaltımızı yaptık. Hotel müdürünü doktor gelecek demişti, onu aramaya çıktık. Bugün oldukça sıcak ve Kayra ile ben deniz sahiline restoranda müdür beyi aradık. Müdür bey oteldeymiş. Boşuna arayıp durduk. Kayra ile ben yoruldum doğrusu. Resepsiyondakilerle anlaşamıyoruz. Tamer yok, o olsa daha iyi anlaşıyoruz onunla. Ayten’ler hazırlanmış, onlara anlattık, o da resepsiyondaki görevliye. O arada Müdür beyde gelmiş. Doktoru aradılar ama doktorun işi olduğu için bırakıp gelemeyecekmiş. Bizim hastaneye gitmemiz gerekirmiş. Testimizi orada yaptıracakmışız. Hadi bakalım çık işin içinden.

Şoförümüz Abdullah olacak yine. Ayten2in anne ve babası doktor olduğu için onlar için Dr. arkadaşları ayarlamış otelde yaptırmışlar. Sonuçları bir gün sonra resepsiyona bırakmışlar. Biz yine beşi bir yerde bindik araca ver elini hastaneye doğru yol aldık. Birkaç günden beri biz Abdullah’a Abdullah bize alıştı doğrusu. Hastaneye gittik ama biz bırakmadık Abdullah’ı. Arapça bilmiyoruz. Nasıl anlaşacağız. Hastaneye gelmeden yolda dolarlara Mısır parasına çevirdi. Hepimizde 450 mısır parası vardı, dolar artmışmı ne olmuş 20 mısır parası eksikti. Onuda Abdullah verdi biz ona veririz dedik. Gitti bizim için sıra aldı. Bahçede oturduk sıramız gelinceye kadar. O derdimizi anlattı ve beş kişi olduğumuzu söyledi. Bizi çağırdıklarında beşimiz birden giriyoruz. Kayra yanımdan hiç ayrılmıyor. Sen önde ol ben seni taip edeyim diyor. Bana güveni tam çocuğun. Nede olsa küçüklüğünden beri tatillere birlikte gidiyoruz. Hatta Kayra 22 temmuz da doğdu, Torunum Nilsu 23 Temmuz’da doğdu. Bir gün var araları.

SHARM EL SEİKH İNTERNATİONAL HOSPITAL

Sıramız geldi, paraları beşe bölüp elimize verdi Abdullah. Sıramız gelince içeriye gittik. Pasaportlarımıza göre ödemeleri yaptık. Ben beş kişiyiz. Türk’üz deyince beşimizi aldılar ödemeleri yapıp, PCR testi yapılan yere gittik. Sırayla içeri aldılar ama biz beş kişi koloni gibi içeri girdik. Doktorada dedik birlikteyiz diye. Doktor Türk olduğumuzu pasaportdan öğrendi ve MASTER ŞEFİ izliyormuş. Oradaki Burak’ı beğeniyormuş. Kayra test olurken elinden tuttum. Burada iki burundan test yaptılar. Sinop’ta ise burun ve ağızdan aldılardı . PCR test işimiz bitti ve Abdullah 5 dk sonra geldi bizi aldı. Yolda gördüğümüz CarfurSa mıydı yoksa Migros muydu hatırlayamadım. Dönüşte 1 saatlik uğrayabilir miyiz diye sorduk. Abdullah tabiki dedi. Bizi tam önünde indirdi. Hepimiz elimize yürüyen arabaları aldık ve alış-verişe başladık. Hepimiz Hibuskus çayı aldık. Hurma çikolata ve gözümüze ne kestirdiysek aldık. Sanki bedava veriyorlar.  Abdullah bize biz AVM lerden alış-veriş yapmıyoruz. Mısır halkı olarak kendi insanımızdan alış-veriş yapıyoruz dedi. Önde Nezahat abla oturuyordu, Nezahat ablaya bizim otel için aldığımız kotrayı göstermiş. Beni çağırdı Nezahat abla, bende ben sana alırım yollarım dedim. Bir arkadaşına sormuş. Oradan buraya pahallıya gelirmiş dedi. Seneye gelirsem tatile getiririm dedim. Çok sevindi. Ve bizim için hepinizi sevdim. ALLAH sizi korusun, sizlere duacıyım dedi. Sağolasın ABDULLAH kardeşim.

Bu görselin boş bir alt özelliği var; dosya ismi: eqsc4930-1.jpg

Alış-verişler yapıldı bir saat doldu tekrar araçla otelimizin yolunu tuttuk. Aldıklarımızı odaya bıraktık. Öğlen yemeğine yetiştik. Yemeğimizi yedik ve deniz kenarına mı yoksa havuza mı girelim diye düşündük. Öğleden sonra deniz kenarındaki şezlonglar boşalmıştır diye düşünerek sahile indik. Hatta 2019 yılında kaldığımız Melton Otele yürüyelim diye düşündük. Yemekten sonra deniz içinde gezindik. Kenarda denize girdik ve Melton tarafına yürüyüşe geçtik. Kaldığımız odaları gördük. Tadilatta olduğu için kapalıydı. Güzel ve büyük bir oteldi. Anılarımızı tazeledik. Nermiye ile Nevin ablanın kulaklarını çınlattık.

Sayılı zaman çabuk geçermiş yarın son günümüz. Odamıza geçip akşam yemeği için hazırlandık.  Yemeğimizi yedik. Animasyon gösterilerini izledik. Odamıza geçtik. Yarın kahvaltıdan sonra PCR test sonuçlarını almaya gideceğiz. Hadi bakalım hayırlısı. Odamızda dinlenmeye geçtik. Valizlerimizi biraz toparladık. Yarın akşam son kez BARON da alış veriş yapalım dedik.

Bu gece son kez BARON alış veriş yerine gidip, COCONAT yağlarını alacağız. Dünden sipariş vermiştik. 2019 da yine buradan Nermiye güneş kremi almıştı. Bizde 6 şişe coconat yağı siparişi verdik. Vatandaştan almaya gittik. Bitişik dükkandan oraya özgü elbiseler almıştık. Yine aynı yerlere ayağımız gidiyor nedense… Hepimiz aldık yağlarımızı bakalım valizimiz kaç kilo gelecek. Allahtan hayırlısı. Artık yatma zamanı geldi geçiyor. Odamıza çekildik ve uykuya daldık.

Şekil 1Melton Hotel üstteki fotoğraf.

Kayranın yaptığı kitap kurdu olmanın fotoğrafıdır.

09/04/2021 Bugün yine erken kalktım ve kahvaltıya gittik. Son kahvaltımızı aheste ahes te yaptık. Sindire sindire… Son günün keyfini çıkartalım. Bitti gün geldi geçti diye hayıflandık. Mükellef kahvaltımızı yaptık. Önce deniz kenarına öğleden sonra havuz kenarına diye karar aldık. Bugün son keyifleri yapalım dedik. Sabah cimlastiği tüm aktivitelere katıldık deniz kenarında. Yedik ama hareketlerle kilo almayacağız. Havuzda yapılan hareketler daha güzeldi.

Son gün ya nasıl vakit koşarak gidiyor anlamıyoruz doğrusu. Deniz kenarından yukarıya ana restorana yemek yemek için yürümeye başladık. Bir tünel geçişi var birde binalar arasından merdivenle iniş çıkış var. En güzeli direk yol yapılmış ama rampa aşağıya ve yukarıya doğru, merdiven in çık yok. 7 gün boyunca tüm yolları denedik. İn aşağıya çık yukarıya kilo almaya fırsatımız olmadı gerçekten. Öğlen yemeğinden sonra havuz kenarında olacağız. Yemeğimizi yedik içtik havuz kenarına geçtik. Ben güneşlenmekten yanayım zaten. Bunalırsam havuza gireceğim. Deniz kenarında genelde çıplak ayakla yürüdüm, vücudumdaki eksi elektriği alsın diye.  İnşallah  Kızıl denizin kenarında eksi elektriğimizi bırakmışızdır.

Bugün Ferda ile ben Sharm El Seikh  Uluslararası Hastaneye gidip test sonuçlarını alacağız. Havuz kenarında barımız 7/24 açık. Ben genelde kokteyl içtiğim için, bira içip midemi şişirmiyorum. Kokteyllerde şekerli, ben şekersiz istiyorum. Saat beşe geldi, Abdullah kardeşimizle 18:00 diye anlaşmıştık hastaneye gitmek için. Son güneşimiz ide D vitaminin ide aldık.  Odamıza çıktık Ferda ile birlikte, hazırlandık ve resepsiyona gittik. Abdullah dışarıda hazır bekliyordu. Aracımıza bindik ve hastanenin yolunu tuttuk. Abdullah kardeşimize sende gel bizimle dedik. Araca bindik aaaaa maske almayı unutmuşuz. Maske yok dedik. No promlem dedi. Bakalım hayırlısı hastaneye gireriz inşallah.

Abdullah’ta bizimle hastaneye geldi ve bize rehberlik yaptı. Dün girdiğimiz yerden yine girip, sordu ve test sonuçlarını veren odaya girdi. Beş kişi olduğumuzu söyledik. Bize sonuçları verdiler ve isimleri kontrol edin yanlışlık olmasın dediler. Tek tek baktık herhangi bir hata yoktu. Sonuçlara baktık tabi ki hepsi de negatifti.  Pozitif olmasını düşünemezdik. Ah corono ah sen nelere kadirsin giderken test dönüşte test işimiz zor. Neredeyse iki yarım gün bunlarla geçti gitti. Abdullah aracı alıp gelene kadar fırsattan istifade edip fotoğraf çekildim. Tekrar araca bindik ve ver elini Coral Beach. Abdullah kardeşimizde artık bizden biri oldu. Nereye gidersek onunla gidiyoruz. O bize biz ona alıştık. Ön koltuk Nezahat ablaya transfer edilmiş durumda…  Odamıza geldik, evrakları bıraktık, bizimkiler yemeğe gitmişler. Bizde yemeğe geçtik.  Son akşam yemeğini yedik keyfini çıkarta çıkarta. İnsan birazda hüzünleniyor. İlk gün yabancı geliyor, sonra alışıyorsun ortama burada çalışanalara. Onlarda bize alıştılar. Nurten hatta Otelin müdürü sordu ne yaptılar diye, testle ilgili. Yemeğimizi yedik bu gece tennure ve dansöz gösterisi var. Tennure lerine bayılmıştım. Bizim semazenler gibi onlarda dönüp dua ediyorlar.

Buda hastaneden aldığımız test sonucumuz. Dansöz çıktı güzel oynuyorlar, Önce dansöz peşine Tennure çıkacaktı. Ferda valiz almaya gideceğim dedi. Seninle ben geleyim dedim, çünkü Nurten Tennure gösterisini izlesin istedim. Biz daha önce üç kez izlemiştik. Fazla alış-veriş yapınca eşyalar sığmıyor. Nezahat abla bir tane Old Bazaar dan $23 dolara almıştı. Bir akşam öcede $ 20 dolara aldı valizini. Ona sipariş vermişler valiz al bize diye. Valizler slikonluydu. Bende niyetlendim ama sonra vazgeçtim. Yolum düşerse daha sonra alırım, kısmet olursa tabiki.  Baran alış-veriş yerine gidip valizi aldık. Ferda dün akşam papürüs aldı oradan biz papürüsleri Nama Bay ve Old Bazaar dan almıştık. Valizle son kez sahil yolundan tıkır tıkır geçtik. Biz otelin bahçesindeki animasyon gösterisini son anda Tennure gösterisiniz yakaladık.  Soğuk bir şeyler içtik biraz oturup dinlendik odamıza doğru yol aldık. Son kontroller yapılacak gece yarısı yola çıkılacak. Odamızı boşaltacağız. Oda kartımızı ve havlu kartlarımızı resepsiyona teslim edeceğiz. Buzdolabındaki çikolatalar çantaya yerleştirdik. Son kontroller yapıldı.

5 valizle geldik, 8 valizle dönüyoruz. Nasrettin hoca misali bizim valizler doğurdu. Arabaya nasıl sığacak bilmiyorum.

Resepsiyonda bizim kotramız da yer aldı. Mısır ülkesinde bile Sinop’un reklamı yapılıyor artık. Reklam reklamdır. Abdullah kardeşimiz görüp fotoğrafını beğenmiş. Kültür Bakanlığı bize gönüllü Turizm Elçiliği olarak şilt  vermesi lazım. İl dışı gittiğimde Sinop broşürleri yanımda götürüp dağıtırım genelde.  Ben valizlerin fotoğraflarını çektim ve Abdullah’a attım oda dışarıdaymış geldi ve valizleri yerleştirmeye başladı. Sığar mı dedik evet sığar dedi. Küçük valizler kucakta üst üste gittik vallahi. Resepsiyondaki görevliye Otelin Müdürüne selamımızı bıraktık. Kendisini akşam uzaktan görmüştük. Oda aynı restoranda yemek yiyor. Hatta otel çalışanları yemek servisi bitince onlarda yemeklerini yiyorlar. Melton Oteldeki barmen Waled Alex biz sizin yediğiniz yemeklerden yemiyoruz, bize farklı çıkıyor. Sizin yemekler daha kaliteli, bizim yemekler o kadar kaliteli değil demişti. Bu otelde ayrımcılık yok. Herkese aynı yemek çıkıyor. Bu yönü ile de otel yönetimini kutluyorum. Havalimanına gittik, valizlerimizi Abdullah kardeşimiz kapıya kadar getirdi. İyi ki Havalimanına erken gelmişiz. Pegasus bankosuna gittik. Bize daha önce mesaj gelmişti, sağlıkla ilgili bir şeyin doldurulması lazımmış. Hiçbirimiz doldurmadığı için görevli sordu tabi biz iyot gibi kaldık. Cep telefonumuzdan sağ olsun görevli genç çocuk doldurdu. Beşimizle ayrı ayrı uğraştı gerçekten. Kuyrukta fazla yolcuda yoktu iyi ki. Gelirken fiyasko giderken fiyasko, fiyasko derken havalimanındaki işlemler. Bizim hatamız baştan anlayıp dinlemeden doldurmadık çünkü.  Biraz orada free shopp da dolaştık. Oradan sipariş viskileri aldık.  Derken uçağa biniş zamanımız geldi. Ve hoşça kal EGYPT diyerek ver elini İstanbul dedik. İki buçuk saat içinde indik. Valizler Samsun bağlantılı olduğu için

Abdullah kardeşimizle  ve valizlerle anı ölümsüzleştirelim dedik.

direkt Samsundan alacağız.  Havalimanında çaylarım vardı çantada onlara baktılar. Hatta Müslüman olduğumuzu öğrenince sıcak davrandılar. Çok şükür sabah gözlerimizi İstanbul da açtık. Çıkış işlemleri, giderken güle güle damgası, gelirken hoş geldin damgasını bastılar. Tabi PCR testlerimizde ellerimizde. Orada biraz Free Shoop da dolaştık. Zamanı gelince uçağımıza bindik. 09:30 da hareket ettik. Bu sefer uçaklar gidişte ve dönüşte hiç rötar yapmadılar.

10/04/2021 Cumartesi

 11:00 de Samsun’daydık. Samsuna bizi almaya kardeşim Yusuf geldi. Tam otelden çıkarken mesaj yazdı ben geleceğim diye, hayırdır dedim. Mustafa abim Covid oldu dedi. Bende üzüldüm doğrusu. Hemen mesaj yazdım, abla iyiyim dedi. Pazartesi kız kardeşim İstanbul’dan gelecekmiş. Yusuf gelmiş. İnince aradık, valizleri alacağız daha. Dış hatlardan geldiğimiz için biz dış hatlara yönlendirdiler.  Valizlerimizde dış hatalara geldi. Nurten önce indiği için iç hatlara gitmişti. Biz dış hatlardan çıksak çıkamıyoruz. Nurten gelir inşallah derken, görevli dış hatlara getirdi Nurten’i bizde rahat bir nefes aldık.  Valizlerimizi aldık. Kardeşim Auidi ile gelmiş bakalım valizler sığacak mı. Beklenen son geldi ve valizler sığmadı kardeşim araç tuttu sığmayan valizler taksiye ve KALDE’ye bırakıldı. Salı günü Onur Elektriğe malzeme getireceklermiş, valizler Salı günü gelecek. Benim, Nurten’in ve Kayranın valizleri arabaya sığdı. Nezahat abla ile Ferda’nın valizleri kaldı. Biz bindik ve bize görünen Sinop yollarıydı artık. Güzel bir tatilin sonunda buz gibi hava ile karşılaştık. Kara-kış adeta geri gelmiş memlekete hatta kardeşim Erfelek’ e kar yağdı dedi. Az gittik uz gittik derken göründü SİNOPEM karşıdan bize adeta göz kırpıyordu. Önce Nurten’i  bıraktık sonra lojmanda ben indim. Benden sonra Ferda ile Kayra en son Nezahat abla inecekti. Tatilin sonunda buz gibi Sinop’ la karşı karşıya geldik. Eve geldim hemen doğalgazı açtım, valizler boşandı, kirli temiz marş marş çamaşır makinesine atıldı.  Verilecekler poşetlendi. Ayşenur u aradım bana yemek ekmek gönder diye, tatlı cadım gönderdi aç karnımı tok eyledim. Yorgunluk başa bela. Dinlenme zamanı geldi de geçti bile. Deliksiz uyudum. 

11/04/2021 Pazar Sabah yine çamaşır işine devam. Bir taraftan kuruyanlar yerleşti. Bir tarafta ütü derken zaman geldi geçti . Öğlen kalkınca akşam çabuk oldu doğrusu. TV izledim ve yorgunluk atmak için uykuya daldım.

12/04/2021 Pazartesi   İş başı. Gezip tozmanında çalışması var tabi ki. Daireye geldim. İl müdürüm ve yardımcı COVİT olmuş. İkisine de geçmiş olsun. Dairede vakit geçti. Bu akşam oruca kalkacağız. Ayşenur anne evde tek başına oruç tutma bize gel dedi, ben pazartesi akşamı iş çıkışı oraya gittim ve ilk sahuru birlikte yapacağız. COVİDSİZ güzel günlere hep birlikte inşallah Bir tatilinde sonuna geldik. Sağlıkla başka tatillerde görüşmek üzere, sağ salimen.  

CORAL BEACH MORTAZAH Otelin başta müdür ve müdür yardımcısına, gidene kadar iletişim halinde olan beye, Resepsiyondaki Tamer ve diğerlerine, restoranda çalışanlara, barmenlere hepsine teşekkürü bir borç biliriz. Yine yeniden diyerek, seneye inşallah…Tek sağlık olsun. ( Gerçi kim ere kim göre)

Sürçü lisan ettiysek af ola

Kevser YALÇIN KARADAŞ

İl Tarım ve Orman Müdürlüğü

SİNOP

02/04/2021 den 10/04/2021 re

Alış-veriş fişlerini atmadan fotoğraflayayım dedim.

Alan araştırması
Mısır/Sharm El Seikh Uluslararası Havalimanı ve Abdullah kardeşimizle
Teyze-Yeğen
2019 da kaldığımız MELTON HOTEL Tadilattaydı
Otelin içinde
Genane City

Sahildeki Havuz ve yanında restoran vardı

Met-Cezir olayı buradan bakıncada görünüyor.

Dansözsüz olmazdı tabii

Restorantın balkonu ve Ferda

Baron Otel

CORAL BEACH HOTEL- SHARM EL SEİKH- MISIR  (02/04/2021-  10/04/2021)

02 Nisan 2021’de(Cuma) saat 15:00 yola çıkılacak inşallah. Perşembe günü PCR testleri verdik. Özel olduğu için 250 TL kişi başı testler. Bugün son hazırlıklar yapılacak ve PCR testini Ferda hastaneden alacaktı.. Ben sabah evden çıktım dışarıda Ayşenur ve Elifle kahvaltı yaptık. Oradan fizyoterapiste ve koşturmaca kuaföre. Eve geldiğimde saat üçe geliyordu valizin son kontrolünü yapacaktım zaman yoktu. Nurten arkadaşımızın oğlu Necmi götürecekti bizi. Nurten, ben, Ferda oğlu Kayra ve teyzesi Nezahat abla çıktık yola. 5 kişi ve 5 valiz bindik selametle gideriz inşallah. Samsuna girmeden yolda Taflan’da pide molası verdik. Karnımızı doyurduk ve yola devam. Çarşamba havalimanında soluğu aldık. Valizlerle içeriye girdik. Erken geldik biraz havalimanında bekledik. Kontör açılınca sıraya girdik. İşlemleri yaptırdık. PCR testlerimizi de isteyip baktılar. Sonra bize iade ettiler. Bağlantılı olduğu için valizlerle artık uğraşmayacağız. Samsundan verip Mısır’da alacağız valizlerimizi. Bindik uçağa ve rötar falan olmadan saatinde hava alanındı.  İstanbul’da indik. İç hatlardan dış hatlara geçtik. Polis noktasından geçiş yaptık sırayla. Pasaportlarımıza güle güle damgasını bastılar.:)Free Shopp u dolaştık. Saatimiz yaklaşınca kapıyı öğrenince oraya yakın oturduk.  Susadım otururken orada sordum minik su 10 TL olunca almadım. Uçakta susuzluğum gitmedi tabi. 10 TL’ye almadığım suyu, uçakta 20 TL ye aldım…

            Canım sağ olsun diyerek içtim suyumu yudum yudum.:))) Derken zaman geçti uçak inişe geçti ve SHARM EL SEİKH havalimanına indik.  Oradan polis noktasına sıraya girdik. Uçakta sağlık formu verdiler ön tarafa küçük formdan verdiler bize yetmedi galiba. Bizde aymadık tatbikî.  O kadar kuyrukta bekle ve küçük formu 5 kişi doldurmadığı için geri çıktık. Kâğıtları aldık doldurduk tekrar kuyruk bu seferde uçak numarasını yazmamışız. Acemi gibi ikinci kuyruktan çıktık. Üçüncü kez VİP geçişi olan polis halimize acıdı da bizi VİP den geçirmek için çağırdı. Paylaştığım formu doldurduk nihayet. Pasaport ver. Fotoğraf çekin. Uçakta doldurduğumuz kağıt ve en son burada doldurduğumuz matbu kağıdı verdik. Polisler Hoş geldin damgasını bastılar.

Oh be nihayet geçebildik. Rehin falan kalmadan. Gerçi onlar Türklere ayrı bir nazik davranıyorlar. Bizde onlarımı sevdik ne anlamadım. Bu Benim, Ferda ve Kayra’nın üçüncü gidişi. Neyse bagaj alımı tarafına geçtik ve valizler bizi bekler bulduk. O kadar sıradan çıkarsak, valizlerin dön dolaş başı dönmüş.:)))Valizleri aldık. Dışarıya çıktık. Otele gitmek için 20 $ ra anlaştık. Bindik araca ver elini Coral Beach Hotel hayırlısıyla.  Şöför Türk olduğumuzu öğrenince şaşırdı ve otelimizin önünde bıraktı bizi. Resepsiyonda Tamer isminde genç vardı. Sempatik ve güler yüzlüydü. 10$ vererek odalarımıza geçtik. Odalarımızda boşmuş Allah’tan. Boş olmasa saat 10:00 a kadar resepsiyonda beklemek zorundaydık. Resepsiyona da yakındı ve hemen yerleştik. 1116 Ferda’ ların 1118 de bizim oda numaramızdı. Sabah karşı hemen yattık ve deliksiz uyuduk. Ben 2 saat uyusam bana yetiyor. Zaten uyuyarak zaman öldürmeyi de sevmem.

03/04/2121(Cumartesi)

 Ben erken uyandım ama saat 07 olmasını bekledim. Saat 07’ yi geçerken bitişik komşuları uyandırdım. Hepimiz hazırlandık. Ben giderken KOTRA almıştım otel müdürüne verelim diye. Hepimiz hazırlandık ve Tamer’e söyledik. Müdür ve Müdür yardımcı geldi. Yarı İngilizce yarı tarzanca anlaşmaya çalıştık. 3 yıl öncede HURGADA’da Coral Beach Hotelde kaldığımızı söyledik.

 Hediyemizi müdür bey açtı. Memnun oldu. Bize burada evinizdeymiş gibi hissedin dedi. Herhangi bir şey olduğunda yardımcı oluruz dedi. Birbirimize teşekkür edip ayrıldık. Kahvaltıya geçtik. Deneme yanılma yoluyla restorandı bulduk. Restoran bağımsız bahçede ayrı bir binadaydı. Beşimiz masa bulup oturduk ve kahvaltılıklarımızı aldık. Sadece zeytin yoktu. Her şey vardı. Ekmek çeşitleri ona keza. Meyvelerde boldu. Çilek elma armut kavun hurma portakal mandalina ne ararsan vardı. Çay meyve suları ve kahve çeşitleri. Karnımızı doyurduk. Bugün deniz kenarına inmeyeceğiz. Havuz kenarında şezlonglarda ve havuzda olacağız. Güneş güzel ama ayağımı suya soktum soğuk. Soğuk su hiç bana göre değil. Kayra ile ferda girdi. Ben bugün giremem bana çok soğuk geldi. Bende güneşlenmeyi seçtim. Nurten’de girdi havuza. Nezahat abla ile ben milli olamadım. Ferda bardan soğuk içecek almaya gitti. Ben güneşleniyordum, Kevser ziyaretçin var dedi. Bende beni burada kim buldu diye merak ettim. Meğerse otele isteklerimizi mesaj yazıyordum ben. Mesaj yazdığım görevliymiş. Selamlaşma biraz nasılsın iyi misin birkaç cümle konuştuk.

Öğlen yemeğimizi yedik. Yemekler leziz ve yağlı değildi. Soslu salataları enfesti. Humus harikaydı. Her şey vardı. Her zaman dediğim gibi Avrupa’da aç kalma ihtimali var. Yediğinden bir şey anlamıyorsun , doymuyorsun. Ortadoğu’nun yemekleri bize hitap ediyor.  Hem leziz hem de her şey var. Yemeklerinden de servis yapanlarından da memnunduk. Sabahları pankek, waffle, omlet muhakkak oluyor. Beyaz peynir ve zeytin yoktu. Kaşar çeşitleri vardı. Sabahları pankek üzerine sürülen karamel ve meyve marmaletleri süperdi. Beğenmeyen yemesin. Daha önce HURGADA’da bir arkadaşım akşam yine yemeğin yanına ızgaramı demişti. Et, balık ve tavuk ızgarası yapılıyordu. Bende sordum sen hiç Avrupa seyahati yaptın mı dedim, hayır dedi. Bende önce orayı gezseydin de buranın yemeklerinin kıymetini bilirdin dedim. Velhasıl Kelam insanları memnun etmek zor. Benim tatil anlayışım üç öğün yemek deniz havuz ve dinlenme. İş-güç yok. Stres atmaca keyif sürmece.( Daha ne olsun. Bugünler için önce Rabbime sonra çalıştığım için kendime hamd olsun diyorum.   Maaşım olmazsa ne gezebilirdim nede görebilirdim. Öncelikle beni okutan rahmetli babam Hilmi YALÇIN ve annem Fatma YALÇIN’ ada duacıyım. Canım babamındı mekanı cennet olsun. Fatma Sultanıda Rabbim başımızdan eksik etmesin. Bunların hepsi bir olmasa ne gezebilirdim nede güzel yerleri görme imkanım olabilirdi. Can babamın eksikliğini göstermeyen kardeşim Mustafa YALÇIN iyi ki varsın. Tabiki abim Gültekin YALÇIN ve kardeşim Yusuf YALÇIN sizlerde  iyi ki varsınız. Kız kardeşim Müesser sende iyi ki varsın.  Nur kızım Ayşenur ve Can oğlum Deniz Can Rabbim başarılarınızı daim etsin. Tüm kötülüklerden cemi cümlesiyle korusun. Canımın canları Nilsu ve Demirhan, Elif im neşe pıtırcıklarım babaanneniz ve anneanneniz sizleri çok seviyor. Gelinim Mirsiye ve damadım Tufan bizim aileye girip saygıda kusur etmeyen sizlerde sağ olun. İyi ki varsınız.) Bunları yazmayı düşünmüyordum ama dilimden gönlümden kopuverdi, ne alaka diyeceksiniz belki de…

Havuz restoranda yakındı. Tekrar güneşlendik. Otel müdürü restoranda gördüğümüzde selamlaşıyoruz. Beyefendi yardımseverdi. Akşam yemeğinden sonra Baron Otele bitişik alış-veriş yerine gittik.Oraya giderken otel içinde iki tane yağ satan yerler ve eczane vardı oraya uğradık. Vatandaş yağlarını gösterdi. Sivilceler ve leke olan  için aldık. Midem berbat. Ben bügün çok üşüdüğüm için havamda değilim. Rahatsızım. Oraya has olan elbiselerden aldık. Gezdik ve döndük uykuya geçtik.

Otelimizden kahvaltıya giderken.

Kahvaltımız

Nurten ve Nezahat abla

Otelin içindeki English Bar ın önündeki oturma salonu

Arka fonda kızıl deniz.

Birazda havuz keyfi ve Nezahat abla Genana City. Nama bay

Gece yemekten sonra Havuz barın kenarında

Sahile inerken bizler. Alt taraf deniz, yolun üst tarafında havuz ve restoran var.

Baron Otelin önünde Kayra

Nezahat abla odada maşallah yatar yatmaz uyuyor. İlk gece odamızı yadırgadık biraz uyur uyanıktık. Lavaboya gidiyor gece geliyor yattığı an horlamaya başlıyor. İyi uyudun dediğimde yok ben hiç uyumadım diyor. Odada horlayan sanki başkasıydı…J)) Bir gece pek uyuyamadı, bende uyuyamadım. Tıp dese duyuyorum. Ses olsa duyuyorum. Biri çağırsa uykumda bile olsam hemen kalkıyorum. Oda arkadaşımla böyle günler geceler geçti. Nezahat abla bir gün MİGROS da alış veriş yaptığımızda Abdullah kardeşimize bahşiş verdi. Oda bizi bir saat alış-veriş yaparken bekledi. Abdullah kardeşim teşekkürler. Nezahat abla geleceğimizin bir gece öncesi garsonlara birer dolar verdi. Aslında racon gittiğinde verirsin, onlarda ilgilenir. Gerçi hepsi ilgiydiler ve güler yüzlü sempatik halleriyle hizmet ettiler. Emeklerine sağlık…

Restoranın balkonunda…

Size matematik sorusu bilene aşk olsun. Hani biz bildikte birazda komiklik olsun

Ben, Nurten ve Ferda taksiye 20 dolar verdik. Nezahat ablada hastanedeki PCR testi için 6 dolar verdi. En son hesap kitap yapalım dedik. İlk gece otelde giriş yaptığımızda paralar verildi fakat Nurten’in 3 doları kaldı. Vereceklerdi unuttular bu 1. Eşyalarımız odamıza taşıdı bellboy bende Euoru vardı bozuk 1 yada 2 Euro’ydu verdim. Ferda’da vermiş. Ben, Nurten ve Ferda birbirimize vermeyeceğiz. Nezahat abla bizlere 5 er dolar verecek. Nezahat ablaya söylediğimde hayır öyle hesap olmaz, siz üçünüz bana 14 dolar vereceksiniz demez mi? Güler misin ağlar mısın misali…Sen nasıl hesap kitap yapıyorsun dedim. Benim hesabım doğru sizinki yanlış dedi., sadece güldüm ve gülerimde… Ve ikinci falso bir araç parasından Ferda ya hepimiz 5 er dolar verecektik. Kayra odamıza geldi anneme 5 dolar vereceksiniz diye ben Kayra’ya 5 dolar verdim. Nezahat bala bende yok ben sonra veririm dedi. Biz yemeğe giderken cüzdanına baktı aaa varmış dedi. Hemen Kayra’ ya seslendim Kayra gel, Nezahat ablada 5 dolar varmış al dedim. Nezahat abla 5 doları verdi tazesiyle. Ama yemekte demez mi ben size 5 doları vermiştim daha önce Kayra ya, bende hayır vermedin dedim. Oda verdim diye idda etti. Şahit olmasam neysede her olaya şahit olduğum için biliyorum. Oda arkadaşım Nezahat abla o yüzden ne yaptık ne yapmadık biliyorum…Bizim ona 1,5 dolar borcumuz vardı, onuda istemiyorum dedi…J

04/04/2021 Pazar Ben erken uyanıyorum. Oda arkadaşım Nezahat abla uyuyor maşallah. En geç 06:00 da ayaktayım. Aheste aheste hazırlanıp 07 de kahvaltıya gitmeyi planlıyorum. Komşuların kapısını çalıp uyandırıma servisliğini yapıyorum. Kayrada benim gibi hazır asker. Biz gidiyoruz. Arkadaşlarda peşimizden hazırlanınca geliyorlar. Niyetimiz kahvaltıdan sonra deniz kenarına gitmek.

Deniz kenarında şezlong bulmak zor. Hatta havlu görevlisine şezlong yok dedim. Oda bana uyumayın gelin alın şezlong dedi. 2 şezlong ve üç havluda kumlara serdik. Bugün ben yine şemsiyenin altında güneşleniyorum. Beyaz olduğum için yanmamak lazım.  Nurten kızıl denize girdi ve yüzdü. Bana soğuk geldi ben giremedim. Burada bariz şekilde met-cezir olayı görüyoruz. Sabah geldiğimizde deniz çekilmiş oluyor. Öğleden sonra cezir geri geliyor. İskeleden denize giriliyor. İskelenin girişi sabahları zincirli oluyor. Unutmadan yazayım Kayra’nın hakkını yememek lazım. Küçüklüğünden beri tatilleri giderdik. Çok yaramazdı. Bayağı uslanmış. Arada bir cozutuyor ama o, devede kulak kalıyor eskiye göre.

Bugün öğle yemeğini havuz kenarındaki restoranda yemeğe karar verdik. Ben margarette pizza istedim. Hamburger yiyende oldu. Karnımızı doyurduk şükür. Deniz kenarında aktivite tam gaz devam ediyor. Sabah jimnastiği, Dans, Zumba, fitness hiç boş kalmadık. Animasyonlu kızların çoğu Ukraynalı ve yaşları küçük. Öğleden sonra güneşlendik ve denize yakın havuza girdik. Masa tenisi vardı .

 Ben Kayra ile Nurten’i yendim. Akşam üstü odamıza gittik. Duşumuzu aldık. Hazırlandık. Akşam yemeğine geçtik. Yemekler bol boldu. Her öğün balık tavuk et muhakkak vardı. Yemekten sonra havuz başındaki barın yanındaki gösterileri izledik. Saat 21 de başlıyor her akşam gösteriler. Otele geçince resepsiyonun yanındaki English Bar a geçtik. Oturduk, sohbet ettik.

05/04/2021 Pazartesi Ben yine erkenci olduğum için uyanıp saatin dolmasını bekleyip hazırlanıyorum. Ferda ve Nurten i uyandırıyorum. Bugün kahvaltıya Kayra ile erken gidip, önce deniz kenarına inip şezlonglara havlularımızı koyduk. Nihayet beşimizde şezlongda olacağız. Tekrar yukarıya çıkıp kahvaltımızı yaptık. Deniz kenarına indik. Bugün yine kumsaldaki aktivitelere katıldık. Biri bitiyor biri başlıyor. Bugün bende kızıl denize girmeye karar verdim. Ve sonunda milli oldum. Buraya kadar gelip girmezsek kızıl denize olmazdı. Önce soğuk geliyor alışınca sıcak geliyor. Öğle yemeği vakti geldi. Ben ve Kayra denize yakın olan restoranda yemek yemeğe karar verdik. Biz hamburger yedik. Ferda, Nurten ve Nezahat abla yukarıdaki restoranda yediler. Deniz kenarına indik güneşlenmeye. Daha sonra arkadaşlar geldi. Deniz çekildiği için, deniz için yürüyelim dediler. Benim yürümek hiç içimden gelmedi, siz gidin dedim. Onlar yürümeyi bende güneşlenmeyi tercih ettim. Bir saat geçti geçmedi Kayra koşarak geldi, Nurten teyzem denize düştü diye. Peşinden diğerleri geldi. Deniz dümdüz görünüyor ama bazen mercan taşları insanı aldatıyor. Arda bir kara deliklerde var denizin içinde. Nurten düşmüş ve elindeki telefonda kızıl denize düştü. Geçmiş olsun Nurten arkadaşım. ALLAH korusun yüzü mercanlara da gelebilirdi. Verilmiş sadakamız varmış. Mala gelsin de cana gelmesin. Buda bizim mavi boncuğumuz olsun dedik. Odamıza gittik, giderken Nurten’ le restorana uğradık, telefonu pirincin içine koydurduk. Hazırlandık ve yemeğimizi yedik. Yemekten sonra Baron alış-veriş merkezine gideceğiz, elbiseleri değiştirmek için. 2019 da geldiğimizde ayakkabıcının dükkanında raflara gelenler adını yazıp tarih atmışlar. Oraya uğradık, ayakkabıcıya dedik biz buraya gelip yazmıştık diye. Önce inanmadı. Yanına tekrar yazdık ve tarihimizi attık.

Yazdığım 2019 Mart ve 2021 Nisan ayında yazdığım yeri ve dükkan sahibiyle de fotoğraf çektirdim. Anı olarak kalsın diye. Bazı yağ satan dükkanlarda masaj yaptılar. Bizim kaldığımız oteldende insanlar vardı. Bizim Türk olduğumuzu söyleyince inanmadılar. Benim için iş yeri sahibine o Türk değil, sorun anne mi yoksa baba mı yabancı diye. Bende I am orjin Türk, My mother and father orjin Türk dedim ama inanmadılar. Otelde Azebeycan Bakü den gelen Ayten vardı oğlu Cevat ve anne babasıyla tatile gelmişler. Annesi plastik cerrah babada doktordu. Kendiside çocuk doktoru olacakmış. Başka Türkle karşılaşmadık. Anne ve babası  Ukrayna da yaşıyorlar. Ayten Bakü de yaşıyor.

Çarşıda gezerken esnaf Türk olduğumuzu öğrenmiş. Biz geçerken yavaş yavaş, Hasan Şaş diyorlar. Türk görmekten memnunlar.  Otel müdürüne PCR testini nasıl yaptıracağımızı sorduk. Oda Dr. Konuştu Perşembe günü Dr. Gelirse 40 dolar, biz gidersek 33 dolardı dedi. Bizde dr gelsin dedik. İnşallah Hotele gelirde hastanelerde uğraşmayız. Akşam yemeğinde konuşmuştuk. Çarşıyı gezdik. Ferdalar erken döndü, Kayra’nın huyu tuttu yine. Biz süpermarket var mı diye sorduk. Alış-Veriş yaptığımız yerden köşeden sola döndüğümüzde gördük. Küçüktü ama içinde her şey vardı. Ben güneş yağı aldım. Alovera yağı aldım, hediyelik mağnet aldım. Saat geç olmadan Nurten le döndük. Otelle çarşının arası 10 yada 15 dk var. Yorulduk ve odamızda uykuya geçtik.

06/04/2021 Bugün ki planımız kahvaltı havuz ve öğlen yemeğinden sonra Nama bay ve Genana City di. Havuz ilk önce soğuk geliyor, alışınca soğuk gelmiyor. Öğlen duşumuzu aldık ve yemeğe geçtik.

Yemekten sonra resepsiyondaki Tamer’e Genane City gideceğimizi söyledik. Taksi çağırdılar.

Genane cıt de şöför Abdullah bizi bıraktı. Akşam 19:00 da gelip bizi oradan alacaktı. Biz AVM içinden aşağıya doğru inmeye başladık. Merdiven çoktu. Ben 2 yıl önce geldiğimiz için alt tarafdaki dükkanlardan alış-veriş yaptığımızı söyledim. Biraz dolandık durduk. Bizi karşı taraf yönlendirdiler. Yanlış dedim.

Deneme yanılma yoluyla ineceğimiz yeri bulduk. Ama iki yılda değişmiş. Otel yapılmış. Binalar eklenmiş. Önemli olan bulmaktı ve bulduk. Nezahat abla merdiven in ve çık yoruldu. Yapabileceğimiz bir şey yok. Sanki orada yaşıyormuşuz gibi nasıl bilemiyorsunuz dedi Ferdayla bana. Her an her şey değişime uğruyor nasıl bilebiliriz ki. Yinede bulduk sonunda. Çarşılar yeni açılıyordu.  Ali diye bir orijinal yağ satan yere girdik. Bize 10 dolardan altın krem aldık. Cilt için çok iyi olduğunu söyledi. Oradan paprüslere bakmaya gittik. Hepimiz(5) papürüs aldık. 2 yıl içinde buralar değişmiş. Restoranlar yapılmış. Kapalı çarşı gibi çarşıları var. Ayağıma 5 dolara terlik aldım. 15 dolara bileklik aldım. Küpesinide 10 dolara veriyordu ben almadım. Kokucuya girdim. NEFERTİTİ kokusu aldım. Cam koku veren şişesini aldım. 15 dolara ikisini bir yanlış hatırlamıyorsam.

Kayra panik oldu. İkide bir Kevser teyze kaybolmayız demi diyor. Kaybolacağımızı düşünerek ağladı. Okumamız yazmamız var kaybolmayız panik olma dedim ama, çocuk işte taktı bir defa kaybolacağız diye…

Saat 19:00 da taksi geldi. Genane City nin önünde bekliyorduk Kayra taksiyi görünce çok sevindi. Nezahat ablada koku ve cam şişesini aldı. Bugün çarşı Pazar yorulduk. En şanslısı Nezahat abla oldu. Merdivenden inerken kavalye yanında bitti, koluna girerek yardımcı oldu. Yok yok el ele inmişler. Arada bir espiri yapmak lazım. Stres atmaya geldik. Birazda hepimiz gülelim demi yani…J

Elimizdeki çantaları bırakıp, hemen yemeğe geçtik. Yorulmuşuz doğrusu. Nezahat abla bayağı yoruldu yarında böyle gezecek misiniz dedi. Yarınki plan OLD BAZAAR dı. Bende yorulduysan yarın gelmezsin dedim. Şoförümüz Abdullah çok efendiydi gerçekten. 20 dolar verdik. Yemek sonrası animasyon gösterilerini izledik. Yedik-içtik gözden düştük misali uyku zamanı çattı. Ben yatmadım bitişik komşulara balkon sefası yapalım diye geçtim. Biraz oturduk, sohbet ettik bende odama geçtim. Uykuya geçtik. Yarın ola hayrola misali bakalım yarın planda neler var. İyi geceler

07/04/2021 Çarşamba Sabah kalktık ben kahvaltıya geçtim. Peşimden Kayra geldi.

Kahvaltımızı yapınca havuz kenarına geçtik. Güneşlendik, havuza girdik. Top oynadık derken öğlen oldu.

Saat 15:00 de resepsiyondan taksiye binip, OLD BAZAAR a gideceğiz.  Taksici arkadaşın yerine bıraktı. Onlar bizi çarşı turu attırdılar. 2 yıl önce geldiğimiz için az çok biliyoruz. Yinede değişim olmuş.

2 yıl önce MELTON RESORT otele geldiğimizde Kayra hastalanmıştı, oteldeki yağları satan Aladdin çok yardımcı olmuştu. Eczaneye götürüp, ilaç almıştı. Kayra’da Aladdin amcasına teşekkür babında gömlek almış. Onları verdi. Bende küçük bir kotra almıştım. Onu verdim. Aladdin aynı hiç değişmemiş.  Aladdinden Ayşenur’un siparişi Ceylan çayı aldım, deve sütü aldık. Bir büyük birde küçük nefertiti kokusu aldım. Aladdinin orada 95 dolar tuttu aldıklarım. Oda bize sabun hediye verdi.

Çarşıyı gezmeye çıktık. Aladdin bize ben sizi otele bırakırım dedi. Siz işinizi bitirin gelin dedi. Çarşıda Mısır’lı Hiristiyan Josep ile Mishel’in dükkanına girdik. Oradan anahtarlık aldık. 10 tane kardeşlere çocuklara anahtarlık aldım. Nurten seramik bardak ve not defteri aldı. Papürüse doymayacağız galiba, 2 tane aldım yine. Nezahat ablada aldı. WİNE HOME dan siparişleri aldık.  Nezahat abla 22 dolara valiz aldı. Valiz alırken bizim Türk olduğumuz öğrenince biraz ilgilendiler. Hatta satıcı ŞIH diye bir genci gösterdi. Adı Aliymiş. Bende bu kadar genç şıh olur mu dedim. Akşam akşam alış-verişleri yaptık. Türkiye’de yok gibi…J  Gerçi natürel yağlar buraya has ve gerçekten orijinaller. Saat 20:00 geliyordu Aladdin’in dükkanına gittik. Bizi alacak olan Abdullah’a haber verdiler, almaya gelme diye. Arkadaşının arabasıyla düştük yola. Otelin yolunu tuttuk. Aladdin Melton otelin kapatıldığını ama birkaç ay içinde açılacağını söyledi. Otele girdik ve Kayra şurdan dedi ve taksi bizi götürdü. Tamda restoranın önüne kadar gelmişiz. Aladdin’le vedalaştık. Bizde restorana akşam yemeğine geçtik. Animasyonları izledik.  Yemekten sonra alt taraftaki binada bulunan dükkana gittik. Geç oldu saat 23:30 olmuş. Biraz sohbet biraz yürüyüş derken otelin bahçesinden bizim sınırlara girdik. Abdullah’ın parasını resepsiyona 15 doları Tamer’e bıraktık. Unutmadan yazayım ertesi günü sordum, paranı aldın mı diye. Aldım dedi. Ne onun hakkı bize nede bizim hakkımız ona geçsin. Bu dünyanın diğer tarafıda var. Birbirimize iki kuruş üç kuruş geçer, helalleşiriz. Abdullah’ı nerede bulacağız. Gerçi eli yüzü düzgün çocuk. Allah sabibine bağışlasın.  Bize emeği çok geçti. Hastanede rehberimiz oldu. Efendi bir kişiliği vardı. Teşekkürler ABDULLAH…

Bugünde Old Bazaar çarşı Pazar havuz güneş yemek, animasyon derken gece yarısı oldu. Yarın Doktor gelirse testimiz inşallah otelde yapılacak. Bekleyip göreceğiz, hadi hayırlısı demekten başka çaremiz yok.  Yarın tanıştığımız Aytenler gidecekler. Gelirken problem olmuş, giderken olmaz inşallah. Ne demişler nasıl başlarsan öyle gidermiş. Birbirimizle haberleşeceğiz. Ben telefon numaramı ve blog sayfamın linkini verdim. Oradan birbirimizle iletişim halinde olacağız inşallah. Ayten’in oğlu Cevat sevimli, sessiz sakin bir çocuk. Rabbim annesine babasına bağışlasın.

08/04/2021 Perşembe

Her zamanki gibi erken kalktım ben.  Bugün PCR testi yaptıracağız inşallah. Bugün havuz başında olalım dedik.  Kahvaltımızı yaptık. Hotel müdürünü doktor gelecek demişti, onu aramaya çıktık. Bugün oldukça sıcak ve Kayra ile ben deniz sahiline restoranda müdür beyi aradık. Müdür bey oteldeymiş. Boşuna arayıp durduk. Kayra ile ben yoruldum doğrusu. Resepsiyondakilerle anlaşamıyoruz. Tamer yok, o olsa daha iyi anlaşıyoruz onunla. Ayten’ler hazırlanmış, onlara anlattık, o da resepsiyondaki görevliye. O arada Müdür beyde gelmiş. Doktoru aradılar ama doktorun işi olduğu için bırakıp gelemeyecekmiş. Bizim hastaneye gitmemiz gerekirmiş. Testimizi orada yaptıracakmışız. Hadi bakalım çık işin içinden.

Şoförümüz Abdullah olacak yine. Ayten2in anne ve babası doktor olduğu için onlar için Dr. arkadaşları ayarlamış otelde yaptırmışlar. Sonuçları bir gün sonra resepsiyona bırakmışlar. Biz yine beşi bir yerde bindik araca ver elini hastaneye doğru yol aldık. Birkaç günden beri biz Abdullah’a Abdullah bize alıştı doğrusu. Hastaneye gittik ama biz bırakmadık Abdullah’ı. Arapça bilmiyoruz. Nasıl anlaşacağız. Hastaneye gelmeden yolda dolarlara Mısır parasına çevirdi. Hepimizde 450 mısır parası vardı, dolar artmışmı ne olmuş 20 mısır parası eksikti. Onuda Abdullah verdi biz ona veririz dedik. Gitti bizim için sıra aldı. Bahçede oturduk sıramız gelinceye kadar. O derdimizi anlattı ve beş kişi olduğumuzu söyledi. Bizi çağırdıklarında beşimiz birden giriyoruz. Kayra yanımdan hiç ayrılmıyor. Sen önde ol ben seni taip edeyim diyor. Bana güveni tam çocuğun. Nede olsa küçüklüğünden beri tatillere birlikte gidiyoruz. Hatta Kayra 22 temmuz da doğdu, Torunum Nilsu 23 Temmuz’da doğdu. Bir gün var araları.

SHARM EL SEİKH İNTERNATİONAL HOSPITAL

Sıramız geldi, paraları beşe bölüp elimize verdi Abdullah. Sıramız gelince içeriye gittik. Pasaportlarımıza göre ödemeleri yaptık. Ben beş kişiyiz. Türk’üz deyince beşimizi aldılar ödemeleri yapıp, PCR testi yapılan yere gittik. Sırayla içeri aldılar ama biz beş kişi koloni gibi içeri girdik. Doktorada dedik birlikteyiz diye. Doktor Türk olduğumuzu pasaportdan öğrendi ve MASTER ŞEFİ izliyormuş. Oradaki Burak’ı beğeniyormuş. Kayra test olurken elinden tuttum. Burada iki burundan test yaptılar. Sinop’ta ise burun ve ağızdan aldılardı . PCR test işimiz bitti ve Abdullah 5 dk sonra geldi bizi aldı. Yolda gördüğümüz CarfurSa mıydı yoksa Migros muydu hatırlayamadım. Dönüşte 1 saatlik uğrayabilir miyiz diye sorduk. Abdullah tabiki dedi. Bizi tam önünde indirdi. Hepimiz elimize yürüyen arabaları aldık ve alış-verişe başladık. Hepimiz Hibuskus çayı aldık. Hurma çikolata ve gözümüze ne kestirdiysek aldık. Sanki bedava veriyorlar.  Abdullah bize biz AVM lerden alış-veriş yapmıyoruz. Mısır halkı olarak kendi insanımızdan alış-veriş yapıyoruz dedi. Önde Nezahat abla oturuyordu, Nezahat ablaya bizim otel için aldığımız kotrayı göstermiş. Beni çağırdı Nezahat abla, bende ben sana alırım yollarım dedim. Bir arkadaşına sormuş. Oradan buraya pahallıya gelirmiş dedi. Seneye gelirsem tatile getiririm dedim. Çok sevindi. Ve bizim için hepinizi sevdim. ALLAH sizi korusun, sizlere duacıyım dedi. Sağolasın ABDULLAH kardeşim.

Alış-verişler yapıldı bir saat doldu tekrar araçla otelimizin yolunu tuttuk. Aldıklarımızı odaya bıraktık. Öğlen yemeğine yetiştik. Yemeğimizi yedik ve deniz kenarına mı yoksa havuza mı girelim diye düşündük. Öğleden sonra deniz kenarındaki şezlonglar boşalmıştır diye düşünerek sahile indik. Hatta 2019 yılında kaldığımız Melton Otele yürüyelim diye düşündük. Yemekten sonra deniz içinde gezindik. Kenarda denize girdik ve Melton tarafına yürüyüşe geçtik. Kaldığımız odaları gördük. Tadilatta olduğu için kapalıydı. Güzel ve büyük bir oteldi. Anılarımızı tazeledik. Nermiye ile Nevin ablanın kulaklarını çınlattık.

Sayılı zaman çabuk geçermiş yarın son günümüz. Odamıza geçip akşam yemeği için hazırlandık.  Yemeğimizi yedik. Animasyon gösterilerini izledik. Odamıza geçtik. Yarın kahvaltıdan sonra PCR test sonuçlarını almaya gideceğiz. Hadi bakalım hayırlısı. Odamızda dinlenmeye geçtik. Valizlerimizi biraz toparladık. Yarın akşam son kez BARON da alış veriş yapalım dedik.

Bu gece son kez BARON alış veriş yerine gidip, COCONAT yağlarını alacağız. Dünden sipariş vermiştik. 2019 da yine buradan Nermiye güneş kremi almıştı. Bizde 6 şişe coconat yağı siparişi verdik. Vatandaştan almaya gittik. Bitişik dükkandan oraya özgü elbiseler almıştık. Yine aynı yerlere ayağımız gidiyor nedense… Hepimiz aldık yağlarımızı bakalım valizimiz kaç kilo gelecek. Allahtan hayırlısı. Artık yatma zamanı geldi geçiyor. Odamıza çekildik ve uykuya daldık.

Şekil 1Melton Hotel üstteki fotoğraf.

Kayranın yaptığı kitap kurdu olmanın fotoğrafıdır.

09/04/2021 Bugün yine erken kalktım ve kahvaltıya gittik. Son kahvaltımızı aheste ahes te yaptık. Sindire sindire… Son günün keyfini çıkartalım. Bitti gün geldi geçti diye hayıflandık. Mükellef kahvaltımızı yaptık. Önce deniz kenarına öğleden sonra havuz kenarına diye karar aldık. Bugün son keyifleri yapalım dedik. Sabah cimlastiği tüm aktivitelere katıldık deniz kenarında. Yedik ama hareketlerle kilo almayacağız. Havuzda yapılan hareketler daha güzeldi.

Son gün ya nasıl vakit koşarak gidiyor anlamıyoruz doğrusu. Deniz kenarından yukarıya ana restorana yemek yemek için yürümeye başladık. Bir tünel geçişi var birde binalar arasından merdivenle iniş çıkış var. En güzeli direk yol yapılmış ama rampa aşağıya ve yukarıya doğru, merdiven in çık yok. 7 gün boyunca tüm yolları denedik. İn aşağıya çık yukarıya kilo almaya fırsatımız olmadı gerçekten. Öğlen yemeğinden sonra havuz kenarında olacağız. Yemeğimizi yedik içtik havuz kenarına geçtik. Ben güneşlenmekten yanayım zaten. Bunalırsam havuza gireceğim. Deniz kenarında genelde çıplak ayakla yürüdüm, vücudumdaki eksi elektriği alsın diye.  İnşallah  Kızıl denizin kenarında eksi elektriğimizi bırakmışızdır.

Bugün Ferda ile ben Sharm El Seikh  Uluslararası Hastaneye gidip test sonuçlarını alacağız. Havuz kenarında barımız 7/24 açık. Ben genelde kokteyl içtiğim için, bira içip midemi şişirmiyorum. Kokteyllerde şekerli, ben şekersiz istiyorum. Saat beşe geldi, Abdullah kardeşimizle 18:00 diye anlaşmıştık hastaneye gitmek için. Son güneşimiz ide D vitaminin ide aldık.  Odamıza çıktık Ferda ile birlikte, hazırlandık ve resepsiyona gittik. Abdullah dışarıda hazır bekliyordu. Aracımıza bindik ve hastanenin yolunu tuttuk. Abdullah kardeşimize sende gel bizimle dedik. Araca bindik aaaaa maske almayı unutmuşuz. Maske yok dedik. No promlem dedi. Bakalım hayırlısı hastaneye gireriz inşallah.

Abdullah’ta bizimle hastaneye geldi ve bize rehberlik yaptı. Dün girdiğimiz yerden yine girip, sordu ve test sonuçlarını veren odaya girdi. Beş kişi olduğumuzu söyledik. Bize sonuçları verdiler ve isimleri kontrol edin yanlışlık olmasın dediler. Tek tek baktık herhangi bir hata yoktu. Sonuçlara baktık tabi ki hepsi de negatifti.  Pozitif olmasını düşünemezdik. Ah corono ah sen nelere kadirsin giderken test dönüşte test işimiz zor. Neredeyse iki yarım gün bunlarla geçti gitti. Abdullah aracı alıp gelene kadar fırsattan istifade edip fotoğraf çekildim. Tekrar araca bindik ve ver elini Coral Beach. Abdullah kardeşimizde artık bizden biri oldu. Nereye gidersek onunla gidiyoruz. O bize biz ona alıştık. Ön koltuk Nezahat ablaya transfer edilmiş durumda…  Odamıza geldik, evrakları bıraktık, bizimkiler yemeğe gitmişler. Bizde yemeğe geçtik.  Son akşam yemeğini yedik keyfini çıkarta çıkarta. İnsan birazda hüzünleniyor. İlk gün yabancı geliyor, sonra alışıyorsun ortama burada çalışanalara. Onlarda bize alıştılar. Nurten hatta Otelin müdürü sordu ne yaptılar diye, testle ilgili. Yemeğimizi yedik bu gece tennure ve dansöz gösterisi var. Tennure lerine bayılmıştım. Bizim semazenler gibi onlarda dönüp dua ediyorlar.

Buda hastaneden aldığımız test sonucumuz. Dansöz çıktı güzel oynuyorlar, Önce dansöz peşine Tennure çıkacaktı. Ferda valiz almaya gideceğim dedi. Seninle ben geleyim dedim, çünkü Nurten Tennure gösterisini izlesin istedim. Biz daha önce üç kez izlemiştik. Fazla alış-veriş yapınca eşyalar sığmıyor. Nezahat abla bir tane Old Bazaar dan $23 dolara almıştı. Bir akşam öcede $ 20 dolara aldı valizini. Ona sipariş vermişler valiz al bize diye. Valizler slikonluydu. Bende niyetlendim ama sonra vazgeçtim. Yolum düşerse daha sonra alırım, kısmet olursa tabiki.  Baran alış-veriş yerine gidip valizi aldık. Ferda dün akşam papürüs aldı oradan biz papürüsleri Nama Bay ve Old Bazaar dan almıştık. Valizle son kez sahil yolundan tıkır tıkır geçtik. Biz otelin bahçesindeki animasyon gösterisini son anda Tennure gösterisiniz yakaladık.  Soğuk bir şeyler içtik biraz oturup dinlendik odamıza doğru yol aldık. Son kontroller yapılacak gece yarısı yola çıkılacak. Odamızı boşaltacağız. Oda kartımızı ve havlu kartlarımızı resepsiyona teslim edeceğiz. Buzdolabındaki çikolatalar çantaya yerleştirdik. Son kontroller yapıldı.

5 valizle geldik, 8 valizle dönüyoruz. Nasrettin hoca misali bizim valizler doğurdu. Arabaya nasıl sığacak bilmiyorum.

Resepsiyonda bizim kotramız da yer aldı. Mısır ülkesinde bile Sinop’un reklamı yapılıyor artık. Reklam reklamdır. Abdullah kardeşimiz görüp fotoğrafını beğenmiş. Kültür Bakanlığı bize gönüllü Turizm Elçiliği olarak şilt  vermesi lazım. İl dışı gittiğimde Sinop broşürleri yanımda götürüp dağıtırım genelde.  Ben valizlerin fotoğraflarını çektim ve Abdullah’a attım oda dışarıdaymış geldi ve valizleri yerleştirmeye başladı. Sığar mı dedik evet sığar dedi. Küçük valizler kucakta üst üste gittik vallahi. Resepsiyondaki görevliye Otelin Müdürüne selamımızı bıraktık. Kendisini akşam uzaktan görmüştük. Oda aynı restoranda yemek yiyor. Hatta otel çalışanları yemek servisi bitince onlarda yemeklerini yiyorlar. Melton Oteldeki barmen Waled Alex biz sizin yediğiniz yemeklerden yemiyoruz, bize farklı çıkıyor. Sizin yemekler daha kaliteli, bizim yemekler o kadar kaliteli değil demişti. Bu otelde ayrımcılık yok. Herkese aynı yemek çıkıyor. Bu yönü ile de otel yönetimini kutluyorum. Havalimanına gittik, valizlerimizi Abdullah kardeşimiz kapıya kadar getirdi. İyi ki Havalimanına erken gelmişiz. Pegasus bankosuna gittik. Bize daha önce mesaj gelmişti, sağlıkla ilgili bir şeyin doldurulması lazımmış. Hiçbirimiz doldurmadığı için görevli sordu tabi biz iyot gibi kaldık. Cep telefonumuzdan sağ olsun görevli genç çocuk doldurdu. Beşimizle ayrı ayrı uğraştı gerçekten. Kuyrukta fazla yolcuda yoktu iyi ki. Gelirken fiyasko giderken fiyasko, fiyasko derken havalimanındaki işlemler. Bizim hatamız baştan anlayıp dinlemeden doldurmadık çünkü.  Biraz orada free shopp da dolaştık. Oradan sipariş viskileri aldık.  Derken uçağa biniş zamanımız geldi. Ve hoşça kal EGYPT diyerek ver elini İstanbul dedik. İki buçuk saat içinde indik. Valizler Samsun bağlantılı olduğu için

Abdullah kardeşimizle  ve valizlerle anı ölümsüzleştirelim dedik.

direkt Samsundan alacağız.  Havalimanında çaylarım vardı çantada onlara baktılar. Hatta Müslüman olduğumuzu öğrenince sıcak davrandılar. Çok şükür sabah gözlerimizi İstanbul da açtık. Çıkış işlemleri, giderken güle güle damgası, gelirken hoş geldin damgasını bastılar. Tabi PCR testlerimizde ellerimizde. Orada biraz Free Shoop da dolaştık. Zamanı gelince uçağımıza bindik. 09:30 da hareket ettik. Bu sefer uçaklar gidişte ve dönüşte hiç rötar yapmadılar.

10/04/2021 Cumartesi

 11:00 de Samsun’daydık. Samsuna bizi almaya kardeşim Yusuf geldi. Tam otelden çıkarken mesaj yazdı ben geleceğim diye, hayırdır dedim. Mustafa abim Covid oldu dedi. Bende üzüldüm doğrusu. Hemen mesaj yazdım, abla iyiyim dedi. Pazartesi kız kardeşim İstanbul’dan gelecekmiş. Yusuf gelmiş. İnince aradık, valizleri alacağız daha. Dış hatlardan geldiğimiz için biz dış hatlara yönlendirdiler.  Valizlerimizde dış hatalara geldi. Nurten önce indiği için iç hatlara gitmişti. Biz dış hatlardan çıksak çıkamıyoruz. Nurten gelir inşallah derken, görevli dış hatlara getirdi Nurten’i bizde rahat bir nefes aldık.  Valizlerimizi aldık. Kardeşim Auidi ile gelmiş bakalım valizler sığacak mı. Beklenen son geldi ve valizler sığmadı kardeşim araç tuttu sığmayan valizler taksiye ve KALDE’ye bırakıldı. Salı günü Onur Elektriğe malzeme getireceklermiş, valizler Salı günü gelecek. Benim, Nurten’in ve Kayranın valizleri arabaya sığdı. Nezahat abla ile Ferda’nın valizleri kaldı. Biz bindik ve bize görünen Sinop yollarıydı artık. Güzel bir tatilin sonunda buz gibi hava ile karşılaştık. Kara-kış adeta geri gelmiş memlekete hatta kardeşim Erfelek’ e kar yağdı dedi. Az gittik uz gittik derken göründü SİNOPEM karşıdan bize adeta göz kırpıyordu. Önce Nurten’i  bıraktık sonra lojmanda ben indim. Benden sonra Ferda ile Kayra en son Nezahat abla inecekti. Tatilin sonunda buz gibi Sinop’ la karşı karşıya geldik. Eve geldim hemen doğalgazı açtım, valizler boşandı, kirli temiz marş marş çamaşır makinesine atıldı.  Verilecekler poşetlendi. Ayşenur u aradım bana yemek ekmek gönder diye, tatlı cadım gönderdi aç karnımı tok eyledim. Yorgunluk başa bela. Dinlenme zamanı geldi de geçti bile. Deliksiz uyudum. 

11/04/2021 Pazar Sabah yine çamaşır işine devam. Bir taraftan kuruyanlar yerleşti. Bir tarafta ütü derken zaman geldi geçti . Öğlen kalkınca akşam çabuk oldu doğrusu. TV izledim ve yorgunluk atmak için uykuya daldım.

12/04/2021 Pazartesi   İş başı. Gezip tozmanında çalışması var tabi ki. Daireye geldim. İl müdürüm ve yardımcı COVİT olmuş. İkisine de geçmiş olsun. Dairede vakit geçti. Bu akşam oruca kalkacağız. Ayşenur anne evde tek başına oruç tutma bize gel dedi, ben pazartesi akşamı iş çıkışı oraya gittim ve ilk sahuru birlikte yapacağız. COVİDSİZ güzel günlere hep birlikte inşallah Bir tatilinde sonuna geldik. Sağlıkla başka tatillerde görüşmek üzere, sağ salimen.  

CORAL BEACH MORTAZAH Otelin başta müdür ve müdür yardımcısına, gidene kadar iletişim halinde olan beye, Resepsiyondaki Tamer ve diğerlerine, restoranda çalışanlara, barmenlere hepsine teşekkürü bir borç biliriz. Yine yeniden diyerek, seneye inşallah…Tek sağlık olsun. ( Gerçi kim ere kim göre)

Sürçü lisan ettiysek af ola

Kevser YALÇIN KARADAŞ

İl Tarım ve Orman Müdürlüğü

SİNOP

02/04/2021 den 10/04/2021 re

Alış-veriş fişlerini atmadan fotoğraflayayım dedim.

Met-Cezir olayını görebiliyoruz…Kızıldenizin içinde görünen TİRAN ADASI

KOZÇUĞAZ-Hamallar Mahallesi

Çocukluğumun geçtiği köyümüz Kabalı Koczugaz Hamallar mahallesi.. .Babamın köyü Ata evi. Kimler geldi kimler geçti. Babam, dedem, babaannem, halam, amcam, teyzem ve Gülşen imiz…mekanınız cennet olsun kabrinize nurlar yağsın… Ben çocukluğumu Fatma Sultan gelinligini yad etti…Kardeş Yusuf Yalçin ızgaralarda Yalçin Ege babasına yardım etti. Ezginaz annesine bende toparlama işi derken güzel bir akşam geçirdik . Anılar tatlısıyla acısıyla bellegimizde kalır. Güzel bir günün akşamı hoş bitti…Tekrarını yaparız tez zamanda inşallah. Emeğinize sağlık.

Bir Kevser Yalçin Karadaş ve gülümsüyor görseli olabilir

Hamsilos / Akliman/Yuvam/Orman..

Fotoğraf açıklaması yok.
Fotoğraf açıklaması yok.

Yeşil mavi içiçe içe

Bir başkadır benim memleketim. ..

Pupa yelken giden gemisiyle

Püfür püfür esen rüzgarıyla

Sarikum ve Karakumuyla

Denizden doğup, denizden batan güneşiyle

Bir başkadır benim memleketim

Yalıda çay simite ve peynire

Can dostların sohbetine

Sevgi saygı hoşgörüyle birlikte

Bir başkadır benim memleketim.

Asiklarda volta atacaksın

Sevdiyecegine bakacaksın

Aşiklardir yolun adi

Sevenler bilir bunu

Geleni ve gideniyle

Seveni ve sevileniyle Bir

başkadır benim memleketim. ..

17/07/2017

Fotoğraf açıklaması yok.

Bir Kevser Yalçin Karadaş ve gülümsüyor görseli olabilir

Türkiye’nin Kuzey uç noktası

Fotoğraf açıklaması yok.

Bu hafta SİDDOST, kardeş kulüp;Gerzeli GERDAK ile birlikte doğa yürüyüşünü sürdürdüler.

SİDDOST kulübü basın sözcüsü Kevser Karadaş Yalçın yürüyüş notları hakkında şunları söyledi;

“23/02/2014’te (SİDDOST) olarak 15 kişilik ekiple yola çıktık. Gerzeli kardeş kulüp GERDAK ile buluşup birlikte yürüyeceğiz. İnceburun mevkisinde dostlarımızla buluştuk. Gerzeli dostlarımız 20 civarındaydı. Birol Bey öncü ve Recep Bey artçı oldular. Birol Bey yürüyüşe başlamadan kuralları hatırlattı.

Bir 5 kişi görseli olabilir

Bugünkü rotamız orman içinden sahile inerek yürümekti. Fenerden yürüyüşümüz başladı, Dipsiz Göl, Dikenli Dere, Saraycık Mahallesi derken Karadeniz’in Peribacalarını da görmeden olmaz dedik. Daha önce Gerzeli kardeş kulüp yürüyeceğimiz yerleri belirlemişti.

Sahillerdeki tüm koyları görme fırsatı yakaladık. Koylar birbirinden güzeldi. Denizin üst tarafındaki ağaçlar fotoğraflarda gördüğünüz gibi rüzgardan nasiplerini almışlar,rüzgarın esme yönüne doğru eğilmişlerdi.

Kurt Kuyusundan sonra Özel İdarenin seneler önce Saraycık’ta deniz ve orman kenarına yaptırmış olduğu binanın yanına geldik. Bir sürü para dökülüp yaptırılan bina ne yazık ki kaderine terk edilmiş, içler acısı bir durumdaydı. Köy Hizmetleri dönemin de yapılmış bu bina. Öğle yemeğimizi yeşillikler içinde yedik. Gerzeli dostlarımız Halil İbrahim sofrasını kurdular, yok yoktu.Yemekler yendi, çaylar kahveler içildi, karnımızı doyurduktan sonra, toplu anı fotoğraf alındı. Bu arada akciğerlerimize bol bol oksijen çektik tabi ki. Şehrin stresinden, egzos ve kalorifer dumanından bir nebze de olsa ayrılmış olduk. Kafalarımızın içindekileri doğada bıraktık ve elektiriklerimizi attık. Seyir tepesi harikaydı, denize kuş bakışı baktık, görülmeye değerdi doğrusu. Sahillerdeki kayalıklar ise deniz dalgalarından nasiplenmiş ve değişik şekiller oluşmuş, sahillerde. Karaoğlan tepesinden Sarıkum denizine baktık. Verici İstasyonundan da kuş bakışı manzara güzeldi. Orman içi derken, sahile indik.

Deniz kenarından yürüdük, fotoğraf çektirdik. Sahilden tekrar yola çıktık. Sarıkum Gölü üzerinde yürüyüş yaptık, Sazlıklarda fotolar çektirdik. Milli Parklar mı Yoksa Orman İşletme mi yaptı? Sarıkum ormanının içindeki seyir terasına çıkıp, yaşama bir de yükseklerden bakalım dedik! Sarıkum gölü ile Sarıkum Denizinin birleştiği köprüde yürüyüşümüz sonlandı. 16 km yürüdük. Tabiat ana canlanmış, mor mor menekşeler açmış, orman içindeki beyaz çiçekler, sarı çiçekler açmış. Ve yürüyüş boyunca da bir koydan diğer koylara geçtik. Çok güzel koylar ve kum vardı. Ama şu da bir gerçek; denize ne atarsan, deniz geri verir  derler. Gerçekten deniz içini temizlemiş, sahillerdeki atık manzaraların görüntüsü hiç de iç açıcı değildi. Biz çevremizi ve denizimizi ve toprak anamızı temiz tutar, koruyup kollarsak oda bize nimetlerini sonuna kadar sunar. Toprakla karışmayacak herhangi bir çöpümüzü asla bırakmıyoruz.

Bu gezdiğimiz yerlere; Nükleer Santral yapılırsa ne gezme imkanımız olur, ne de görme imkanımız olur. Temennimiz doğa harikası yerlerin doğal kalmasından yanayız. Dağcı ve doğacı dostlar her şeyin natureline alkış tuttuğumuz için, böyle kalır diye umuyorum. Bu hafta sonuda güzel bir gün geçirdik. Gelenlerin ayaklarına sağlık, Fotoğraf çekenlerin ellerine sağlık. tekrar görüşene kadar dostça kalın…

YÜRÜYÜŞ YOLLARIMIZ AÇIK ve AYDINLIK OLSUN.”

Kevser YALÇIN KARADAŞ – Sinop

KARADAŞ ÇİFTLİĞİ(Nilgün KARADENİZ’in kaleminden)

HER DAİM YOLLARIMIZ AÇIK VE AYDINLIK OLSUN ;Öncelikle,bizi Karadaş çiftliğinde ağırlayan Kevser Yalçin Karadaş ve saygıdeğer eşine çok teşekkür ederiz.Mutluluğa giden yolda bir olduk . Saygıyı , sevgiyi bir lokma ekmeği paylaşıp . Ekip olmanın ruhunu her yürüyüşte farklı şekilleriyle yaşıyoruz. Yağmur, çamur doğanın zorluklarına insan olarak karşı koymaya çalışmak, kısacası kendimizi motive etmek için bir araya geliyoruz .Bazen de böyle 100 kalori yakıp 1500 kalori alıyoruz 😃

Bu hafta olduğu gibi .Liderimize bize acıyıp kısacık tuttuğu parkurdan ötürü teşekkür ederiz elbette geçen hafta %60 -70 meyil ve dikenli yollarda sonra iyi geldi elbette ….

Gelemeyen arkadaşlar için gerçekten üzgünüm . Muhteşem bir günü kaçırdılar.Kevser ablacım eline , emeğine sağlık . Mutfakta onu yalnız birakmayan arkadaşlar sizinde tabi ki … 21 kişiye hamsi pişirme cesaretini gösteren Ali Rıza Çaylı ve Ersin Incekara Size de teşekkürler .

Ve emeği geçen her bir arkadaşımın eline gönlüne sağlık .^^Şehirlerin tuzaklarından kaçan bizler, doğada özünü arayan kardeşleriz,Benzer yerleri gezer, aynı havayı solar, el değmemiş olarak iade ederiz,Bozkırlarla tokalaşır, koklaşır, doğa anayı kucaklar döneriz.

Şu an eteklerinde koşamadığım patikalar, havasını teneffüs edemediğim ormanlar,Ve bakir kırlar, hepinize doymak; “ab-ı hayat” çeşmenizden kana kana içmek, mataramı doldurmak isterim! ^”Diyen arkadaşlar sizlere de gönlümüz açıktır biline . BEKLERİZ BİZ HER PAZAR YÜRÜYORUZ .

Eşini . arkadaşını alıp gelen yeni katılan tekrarını isteyen arkadaşlara hem teşekkür hemde hoşgeldiniz demek istiyorum … Fazla uzatmayayım …Hamsi varya hamsi DERYA KUZUSUYDUUUU YAHU .+177

BABAM

Bir 1 kişi, saç ve şunu diyen bir yazı '10 23:30 Beğen YorumYap Yorum Paylaş Yorum Yap...' görseli olabilir

23.12.2003 ve 23.12.2020 can babam sen bizden gittin gideli 17 yil bitti. 17 yil içinde her zaman yoklugunu hissettik. Sen keşke yasasaydinda senin hayat tecrubelerinden yine yararlansaydik. Fani Dünyadan Hilmi YALÇIN geldi gecti diger ahirete intiksl eden kiymetlilerimiz gibi…Gözün arkada kalmasin senin emanetin Fatma YALÇIN biz cocuklarin emanetidir. Asla onun gözüne yaş ayağına tas değmesini istemeyiz. 5 cocugunda Fatma Sultanla ilgili her seyi yapiyor. Yakin oldugumdan ben ve senden sonra bizlere atalik yapan can kardesim Mustafa Yalçın in iki eli hep uzerinde babam..Babam ve Gülşen Yalçin nim mekaniniz cennet olsun. Yeni vefat eden amca kızım Sema Acar sende yaktın bizleri terk edip gittin. Sizlere dualarimizi gönderiyoruz. Giden yaptığı iyiliklerle gidiyor ahirete. Babam senin yaptigin fedakarliklari bilmeyen yok ona keza Gülsenimizde yoldan geceni cevirir zorla cay corba icirirdi. Bu dunyada da piril pirildiniz diger taraftada cennetten yerinizi almisinizdir eminim. Mekaniniz cennet kabirlerinize nurlar yagsin tüm ölmuslerimizin…AMIN🙏🙏🙏Not: Dün Nur kizimin tayini Ayancik tan Gerze ye ciktigi için. Ayni gün göreve başlaması gerekiyormuş. Iki ayagimiz bir papuca sigdindan ancak yazabildim…:(((

Bir Nezaket Yılmaz Başkan dahil 2 kişi ve saç görseli olabilir

83Ferhan Açıkgöz, Şule Çinar ve 81 diğer kişi85 YorumBeğenYorum YapPaylaş